Sitemiz Gelişiyor!

Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Status
    Offline
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Son ziyareti
    13.Ağustos.2017 00:47
    Üyelik tarihi
    Şubat.2012
    Mesajlar
    0
    Post Thanks / Like

    Bağlarda sulama - Bağcılıkta Sulama- Asma Bilgileri

    Asmanın Farklı Gelişme Safhalardaki Su İhtiyacı:
    Bağcılıkta sulama
    asmanın su ihtiyacı
    asma ne kadar su ister


    BAĞLARDA SULAMA
    Sulamanın esasları oldukça basittir. Fakat her bölgede, her toprak tipi için uygulanabilecek kesin değerler veya kurallar vermek oldukça zordur. Asmalara hangi sıklıkta ve ne miktarlarda su verilmesi gerektiği çok değişkendir. Bu nedenle her yer için geçerli olabilecek tek bir rakam vermek olanaksızdır. Sıcaklık, nem, toprak çeşidi, asmanın yaşı, rüzgar ve yağış, sulama sıklığının ve miktarının tayininde önemli rol oynar. Genel bir kural olarak asma köklerinin etrafında alınabilecek suyun olması gerekir. Bu su bulunmazsa başka bir anlatım ile topraktaki su solma noktasının altına düşerse, asmalarda susuzluk belirtileri başlar. Genç asmalarda kökler henüz tam olarak yayılamadığı için yaşlı asmalara göre kuraklığa karşı daha duyarlıdırlar.
    Asmaların sulamaya karşı gösterdikleri tepki mevsim boyunca asmanın kök bölgesindeki alınabilir su miktarına bağlıdır. Sonbahara kadar toprakta yeterince nem varsa ve yapraklarda susuzluk belirtileri pek görülmüyorsa, bu tip topraklarda sulamanın etkisi çok azdır. Diğer taraftan asmaların gelişimi yaz ortasında duruyorsa ve yapraklar Eylülden önce dökülüyorsa, böyle yerlerde asmaların yaz başından itibaren sulanması üzüm verimini ve sürgün gelişimini daha çok arttırır. Asmaların günlük su tüketimi uyanmayı takiben hasada kadar gittikçe artar. Bilezik alma döneminde veya tanelerin tam olarak geliştiği hasattan hemen önceki dönemde günlük su tüketimi en üst düzeydedir(Seki 1 9.4.1).

    9.4.1. Sulamanın asmalara etkisi
    Asmaların sulamaya karşı gösterdiği tepkiye birçok faktör etki eder. Kurak ve toprak neminin düşük olduğu yerlerdeki asmalar , serin ve nemli yerlerdekine nazaran susuzluğa daha dayanıklıdırlar. Bu durum toprağın su tutma kapasitesine, kök bölgesinin derinliğine, toprağın su tutma özelliklerine toprağın geçirgenliğine ve taban suyunun yüksekliğine bağlıdır. Ayrıca sıra arası ve üzeri mesafeler terbiye sistemi, sıraların yönü, budama, sulama yöntemi ve miktarı asmaların sulamaya karşı gösterdiği tepkiyi etkilemektedir. Derin topraklardaki bağlar, sığ topraklardakine göre susuzluğa daha dayanıklıdır.
    9.4.1.1. Vegetatif gelişme
    Sulama çubukların odunlaşmasını ve üzümlerin olgunlaşmasını geciktirir. Sulanan bağlarda asmalar daha kuvvetli gelişeceği için, sulanmayan bağlara nazaran daha fazla gübreye ihtiyaç duyarlar.
    Kök gelişimi: Bağlarda kullanılan sulama yöntemi köklerin dağılımı üzerine etkilidir. Kökler damlama sulamada damlatıcıların hemen altında yoğunlaşmasına karşın , yağmurlama sulamada daha geniş bir alana yayılır.
    Asmaların susuz bırakılarak köklerinin suyu bulmak üzere daha derine gideceği yanlış bir inanıştır. Köklerin gelişmesi ve dallanması ancak yeterince nemin olduğu toprakta mümkündür. Bu nedenle özellikle dikim yılını takip eden yıllarda bağlar çok iyi sulanmalıdır.
    Toprak nemini ilkbaharda ve yazın aşırı derecede fazla olması kök gelişimini ve yeni köklerin oluşumunu azaltır. Köklerin çürümesine neden olur. Bu ise verim ve kaliteyi olumsuz yönde etkiler.
    Yıllık sürgün gelişimi: Sürgün gelişimi ilkbaharda oldukça hızlıdır. Ben düşme döneminde yavaşlar hatta durur. Bu nedenle toprağın su içeriğinin sürgün gelişimi üzerindeki etkisi ben düşme döneminden önce oldukça fazladır.
    Toprakta yeterince nem, sıcaklık ve besin maddesi olması ve kültürel işlemlerin tam olarak yerine getirilmesi durumunda ilkbaharda asmalarda hızlı bir sürgün gelişimi görülür ve bu durum yaz aylarına doğru gittikçe azalır. Hasat sırasında veya daha sonra ise çok az sürgün gelişimi olur. Günlük sürgün gelişme oranı (cm/gün) çiçeklenmeye kadar yükselerek maksimuma ulaşır ve daha sonra meyvelerin devreye girmesi ile yavaşlar. Sürgün gelişiminin hızlı olduğu yerlerde, kış budamasından sonra çıkan budama artığı da fazla olacaktır. Bu artış sulanmayan bağlarla karşılaştırıldığında %4-137 arasında değişir(Tablo 9.4.1). Budama artığındaki bu artış aynı zamanda verimdeki artış ile paralellik gösterir. Sulama yaprakların gelişimi ve koltuk sürgünü oluşumunu teşvik eder.



    9.4.1.2. Generatif gelişme
    Toprakta nemin yeterli olması sofralık üzümlerde tanelerin irileşmesini sağlar. Sulamanın üzümlerin depolanması üzerine olumsuz bir etkisi yoktur. Olgunlaşma sırasındaki hafif bir susuzluk tane rengini iyileştirebi1 ir. Kurutmalık üzümlerde hasattan önce yapılacak aşırı sulama üzümlerin şeker içeriğini düşürür. Dolayısıyla kuru üzüm randımanı da azalır.
    özellikle ince kabuklu çeşitlerde ben düşmeden sonra asmaların su dengesini bozmamak için bağlar sulanmamalıdır. Aksi taktirde çatlamalar olur. Aynı şekilde hasada yakın yağmur yağması durumunda, üzümler mümkün olduğunca çabuk hasat edilerek çatlamasına izin verilmemelidir. Salkım
    ağırlığı sulamayla artış gösterir. Bu artış tane sayısından çok, tane ağırlığından kaynaklanır. Tane tutum döneminde genellikle topraktaki su düzeyi yeterlidir ve asmalar susuzluk çekmezler. Fakat çiçeklenme dönemindeki sıcak rüzgarlar tane tutumunu azaltabilir. Aynı zamanda çiçeklenme döneminde asmaların su altında kalması; polen keselerinin düzensiz açılmasına, polenlerin çimlenmesinin düşmesine ve polen tüpünün gelişiminin zayıflamasına neden olarak, tane tutumunu azaltabilir.
    Tanelerin büyüme döneminde meydana gelen susuzluk meyvenin gelişmesini ve bileşimini etkiler. Ben düşme döneminden önceki susuzluk tane iriliğini azaltır. Bu azalış hücre sayısındaki artışın engellenmesine bağlanır. Ben düşmeden sonraki susuzluk da, tanedeki hücrelerin hacimsel artışını, dolayısıyla tane iriliğini olumsuz yönde etkiler. Fakat ilk devredeki kadar etkin değildir. Sulamanın tanedeki şeker birikimine etkisi değişkendir. Sulamayla tanelerin şeker içeriği artabilir veya azalabi1 ir.Etkisi çok önemli değildir. Fakat sulama, genellikle tanenin olgunlaşmasını geciktirir.
    Aşırı susuzluk asmalarda erken yaprak dökümüne neden olarak ve fotosentez oranını düşürerek şeker birikimini geciktirir. Buna karşılık hafif bir susuzluk sürgün gelişimini azaltarak, yaprakların birbirine daha az gölge yapmasına ve bunun sonucunda da, içteki yaprakların daha fazla güneş görerek fotosentez oranının artmasına yol açar.
    9.4.1.3. Verim
    Bağlarda sulama yapmak suretiyle üzüm verimini ve sürgün gelişimini bir misli arttırmak mümkündür. Fakat bu artış çeşit ve ekolojilere göre önemli oranda değişmektedir (Tablo 9.4.1). Asmalarda sulamayla sağlanan verim artışı yazları kurak geçen yerlerde yağışlı geçen yerlere nazaran daha fazladır.
    9.4.2. Susuzluk belirtileri
    Asmalarda susuzluğun ilk belirtisi yaprak sapı ile yaprak ayası arasındaki açının daralmasıdır. Susuzluk devam ederse internodyumlarin gelişimi engellenir ve kısa kalırlar. Daha sonraki aşamada sürgün ucunda ve sülüklerde kurumalar başgösterir.
    Asmalarda sürgünlerin hızlı geliştiği mevsim başında, genç yaprakların sarımsı yeşil görüntüsü sürgünlerin hızlı uzamasından kaynaklanır. Bu durum yaz başına kadar devam eder. Fakat yaz başında itibaren topraktaki nem miktarı azalmaya devam ederse yapraklar solmaya ve buruşmaya başlar. Susuzluğun uzaması özellikle dip yapraklarda olmak üzere, yaprak kenarlarında kıvrılmalara ve kurumalara neden olur. Yeni çıkan sülükler ve sürgün ucu kurur. Yaprak rengi susuzluğun iyi bir göstergesidir.Bu durumda genç yapraklar ve sürgün ucu özellikle yaz aylarında sarımsı yeşil, olgun yapraklar ise grimsi yeşil bir renk alır. Susuzluğun devam etmesi halinde öncelikle dip yapraklar sararır ve dökülür.

    Bu durum özellikle toprak derinliğinin az olduğu yerlerde veya çok sıcak havalarda belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Susuzluk devam ederse yapraklar ve daha sonra sürgünler tamamen kurur, aynı şekilde salkımlar da kurur ve dökülür.
    özellikle mevsim sonundaki susuzluğun belirtisi yaprakların dökülmesidir. Dökülme öncelikle alttaki yaşlı yapraklardan başlar ve üst kısımlara doğru devam eder. Susuzluk belirtisi gösteren asmalarda stomalar 24 saate varan sürelerde kapalı kalabilir, üzüm tanelerinde çok az sayıda stoma ve lentisel vardır. Bu nedenle asmalardan su kaybında en etkili organ yapraklardır. Meyvelerin etkisi çok azdır. Asmalardaki susuzluk belirtileri, bir noktaya kadar sulama yapılarak giderilebilir. Fakat kuruyan yaprakları tekrar canlandırmak mümkün değildir.
    Susuzluk, ianelerin hızlı gelişme döneminde meydana gelirse, taneler tam büyüklüğüne ulaşamaz. Bu dönemden sonra bağlar sulansa bile taneler yine de normal iriliğini alamaz. Üzümlerin olgunlaşma döneminde susuzluğun şiddeti artarsa, olgunlaşma gecikir, taneler olgunlaşsa bile donuk bir renk alır. Genellikle tanelerde güneş yanıklıkları görülür. Olgunlaşma periyodu esnasındaki hafif bir susuzluk, sürgün gelişiminin azalmasına, dolayısıyla fotosentez ürünlerinin tanelere yönelerek,üzümlerin erken olgunlaşmasına neden olur.
    üzümler olgunlaştıktan yani hasattan sonra asmaların su ihtiyacı oldukça azalır. Bundan sonra bağlar sulanmasa da olur. Fakat özellikle sıcak yörelerde, sığ topraklarda veya erkenci çeşitlerin yetiştirilmesi durumunda,' hasattan sonra da bağların sulanması gerekebilir. Fakat sonbaharda özellikle sürgün gelişimini teşvik edecek geç mevsimdeki sulamalardan da kaçınmak gerekir.
    Sonbaharda asmalar uzun süre sulanmadan kalırlar. Bu aynı zamanda çubukların odunlaşmasına yardımcı olur. Havanın çok kurak gitmesi durumunda sonbaharda da bir sulama yapılabilir. Aynı şekilde sığ veya kumlu topraklarda hasattan sonra da asmaları sulamaya devam etmelidir.
    Hafif bir susuzluk, antosiyanin renk maddesini arttırdığı için, siyah ve kırmızı üzümlerde renklenmeyi olumlu yönde etkiler. Renk maddesindeki bu artış tanenin küçülmesinden değil, antosiyanin konsantrasyonunun artmasından kaynaklanır.
    Yurdumuzda özellikle güney yörelerde yaz aylarında esen sıcak rüzgarlar (örneğin Antalya'da poyraz) asmalardan ve topraktan buharlaşma yoluyla aşırı su kaybına neden olur. Bu durumda bağların zaman geçirilmeden sulanmasında yarar vardır
    Orta derinlikte topraklar, orta veya ağır bir bünyeye sahip ise yazın bir defa sulamak yeterli olabilir. Buna karşılık kumlu ve sığ topraklardaki bağlar yaz başından üzümler olgunlaşıncaya kadar, 2-3 hafta arayla düzenli olarak sulanmalıdır. Böyle topraklarda karıklar mayıs sonunda açılır ve daha sonra artık toprak işleme pek yapılmaz.
    9.4.3. Sulama zamanı
    Asmaların dinlenme döneminde kök bölgesi suya doymuş olmalıdır, ilkbaharda gelişme başladıktan sonra, kök bölgesindeki toprak solma noktasına gelinceye kadar kurumazsa susuzluk belirtileri görülmez. Fakat bağlarda bu noktaya kadar beklemeye gerek yoktur, daha önceden sulamaya başlanmalıdır.
    Derin veya killi topraklarda, sığ veya kumlu topraklara nazaran susuzluk belirtileri daha geç ve yavaş görülür. Ilıman iklime sahip bölgelerdeki derin topraklarda asmaları yaz başında bir defa sulamak yeterli olabi1 ir.Toprak derinliği 45-90 cm derinlikte ise iki veya daha fazla sulama yapmak gerekir. Asmalar 45 cm den daha az derinliğe sahip topraklara pek dikilmemelidir. Fakat bazı yörelerde ve topraklarda 30 cm derinliği olan topraklarda bile, sulama ve gübreleme başta olmak üzere, kültürel işlemleri tam olarak yerine getirmek koşuluyla verimli bir bağcılık yapmak da mümkündür.
    Asmalarda internodyum ve sülükler susuzluğa karşı hassas olmalarına karşın, sulama zamanını tayin etmede pek kullanışlı değildir. Sulama zamanını ve sayısını saptamada birkaç yıllık gözlemler sonucu elde edilen verileri yorumlayarak tecrübe kazanmak gerekir. Bu açıdan budama artıkları, uyanma yüzdesi, sürgündeki salkım sayısı, tane ve salkım ağırlığı, sürgün ve tane gelişim oranı gibi değerler dikkate alınmalıdır. Fakat, budama seviyesi, ürün miktarı, sıcaklık ve rüzgar gibi faktörlerin bu verileri etkilediğini de unutmamak gerekir.
    Genç asmalarda kökler henüz derine gitmemiştir. Bu nedenle daha sık fakat daha hafif bir sulama yapmalıdır. Asmalar yaşlandıkça ve kökleri derinlere doğru gittikçe daha seyrek fakat toprağın derinliklerine işleyecek şekilde daha fazla miktarda su verilmelidir. Kumlu veya sığ topraklar, ağır veya derin topraklara nazaran daha sık sulanmalıdır.
    Bağlara verilecek su miktarı, toprağın derinliğine, kuruluğuna ve su tutma özelliğine göre değişir. Yaz aylarında asmaların su kullanımı ilkbahar ve sonbahara göre daha fazladır. Asmaların terbiye sistemi de su kullanımını etkiler. Toprak yüzüne daha az gölge yapması nedeniyle goble sistemi bağlarda, tel 1 i terbiye sistemi uygulanan ve asmanın daha geniş bir alana yayıldığı asmalara nazaran buharlaşma ile su kaybı daha fazladır.
    Ä°lkbahardaki yağışlar nedeniyle asmalar pek susuzluk çekmez. Ayrıca bu dönemde yaprak yüzeyi de az olduğu için asmalardan buharlaşma ile su kaybı daha azdır.
    Asmalar sulanmadan da yetiştirilir şeklinde yanlış bir inanış vardır. Tüm canlılar gibi asmalar da hayatsal işlevlerini yerine getirebilmek için suya ihtiyaç duyar. Asmalar derine giden kökleri nedeniyle kuraklığa dayanıklı bir bitki olmasına rağmen, kurak şartlarda verim düşük olur. Toprağa asmanın ihtiyaç duyduğu su verilirse, buna bağlı olarak verim de yükselir. Diğer taraftan toprağın aşırı miktarda nemli olması da verimi olumsuz yönde etkiler.

    BAĞCILIK KÄ°TABI Prof. Dr. H. Ä°brahim UZUN
    Kaynak: BAHCESELFORUMSEL

  2. #2
    Status
    Offline
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Son ziyareti
    13.Ağustos.2017 00:47
    Üyelik tarihi
    Şubat.2012
    Mesajlar
    0
    Post Thanks / Like

    Devam: Bağlarda sulama

    Yurdumuzda bağların büyük çoğunluğu sulanmaz. Sulanan bağlar ise genellikle karık yöntemiyle sulanır. Karıklar asmaların her iki yanına ve asmadan 50-100 cm uzağa açılır. Karıklar diskaro vasıtasıyla kolayca açılabilir.
    Yurdumuzda ilkbahar yağışlarının genellikle yeterli olması
    nedeniyle sulamaya yaz başında tane tutumundan sonra
    başlanır. Fakat ilkbaharın aşırı kurak gitmesi durumunda,
    özellikle kumlu ve sığ topraklarda çiçeklenmeden önce de bir
    sulama yapmak gerekebilir. Yurdumuzda sulanan bağlarda, İklim
    ve toprak koşullarına bağlı olarak 2-4 hafta arayla hasada
    kadar birkaç sulama yapılmaktadır. Sulama sayısı çeşide ve
    toprak özelliklerine de bağlı olmakla birlikte 4-5 e kadar
    çıkabilir. Hafif bünyeli topraklarda 8-10; orta bünyeli
    topraklarda 13-15 ve ağır bünyeli topraklarda 18-20 günde bir
    sulama yapılabilir. Fakat bu süreler bağlara göre az çok
    değişebilir. Ağır bünyeli ve su tutma kapasitesi yüksek olan
    killi topraklarda daha az, kumlu ya da sığ topraklarda ise
    daha fazla sayıda sulama yapılır. Aynı şekilde sıcak
    yörelerde, serin ve yağışlı yörelere nazaran daha sık
    dolayısıyla daha fazla sayıda sulama yapılır. Sulama çok
    değişken olduğu ve bağdan bağa çok değiştiği için, her--
    bağcının asmalarda susuzluk belirtileri görülmeyecek şekilde
    kendi sulamasını düzenlemesi gerekir. Hasattan sonra
    özellikle geçci çeşitlerde hem havaların serinlemesi, hemde özellikle serin yerlerde yağışların başlaması nedeniyle sonbaharda sulamaya pek gerek duyulmaz. Fakat sıcak yörelerde ve özellikle erkenci çeşitlerde hasattan sonra da sulamaya devam edilir. Aşağıdaki Tablo 9.4.2'da görüldüğü gibi asmalar suyun büyük bir çoğunluğunu toprağın ilk 1 metre derinliğe kadar olan kısmından alır. Dolayısıyla toprağın bu derinliğindeki kayıpların sulamalarla giderilmesi gerekir.



    Toprağa verilecek su miktarını etkileyen en önemli
    faktörlerden biri de toprağın bünyesidir. Bu konudaki veriler
    bağlara göre değişmekle birlikte bir fikir vermesi açısından
    Manisa yöresindeki bağlar için önerilen aşağıdaki değerler
    dikkate alınabilir. Bir dekarlık bir alan için herbir 30 cm
    lik toprak tabakasının alabildiği su rûktarı; hafif
    topraklarda 35 m3, orta topraklarda 45 m3- ağır topraklarda
    ise 55 m3 civarındadır. Dolayısıyla toprağın kuraklığına
    göre istenilen sulama derinliği göz önüne alınarak bağlara
    yaklaşık yukarıdaki miktarlarla orantılı olarak su verilebilir. Her sulamada toprağın yaklaşık 75 cm lik bir derinliğinin ıslatılması genellikle yeterlidir.
    Asmalarda sulama zamanını pratik olarak iki şekilde saptanabilir:
    Asmalardan: Sabah saatlerinde bağ dolaşılarak yapraklarda bir pörsüme ve renk değişikliği varsa sulamaya geçilir.
    Topraktan: Asmalar kendilerine lazım olan suyun yarıdan fazlasını toprağın ilk 60 cm derinliğinden alır. Toprakta bu derinlikte bir çukur açılarak, kontrol edilir. Birkaç değişik derinlikten toprak alınarak avuçta sıkılır. Toprak top halinde kalıyorsa sulamaya gerek yoktur. Fakat toprak avuç açılınca tane tane veya irili ufaklı kümeler halinde dağılıyorsa sulama zamanı gelmiş demektir.
    9.4.4. Sulama yöntemleri
    Yurdumuzdaki sulanan bağların hemen hemen tamamına yakını karık yöntemiyle sulanır. Bunun en büyük nedeni maliyetinin düşük olmasıdır. Fakat bunun yanında fazla işgücü ister ve sulama etkinliği düşüktür.
    Orta ve ince bünyeli topraklarda karık yöntemiyle etkili bir sulama yapılabilir. Çok ince bünyeli (killi) topraklarda su, toprağın derinlerine pek işlemez. Hafif bünyeli (kumlu) topraklarda ise karıklarda su pek yürümez. Derin topraklarda sulamalar arasındaki süre daha uzundur. Karık başı ile karık sonu arasında asmalara verilen su miktarı eşit olmaz Karıklardaki bu düzensiz su dağıtımı; karığın şekli, meyili ve uzunluğu ile yakından ilişkilidir.
    Asmaların dikildiği ilk yıllarda kökler pek gelişmediği için, asmaların dibine açılan çanaklara su vermek bile yeterlidir. îlk yıllarda karıklar asmalara mümkün olduğunca yakın açılır. Hatta ilk birkaç yıl asmalar karığın ortasında kalacak şekilde, sıranın iki tarafında toprakla set oluşturmak suretiyle bile sulama yapılabilir. Daha sonraki yıllarda asmanın her iki yanında birer karık açılarak sulama yapılır, özellikle hafif bünyeli topraklarda sıranın ortasına üçüncü bir karık daha açılabi1 ir.Karıkların eğimi toprağın bünyesine ve arazinin eğimine göre değişir. Karık eğimi hafif topraklarda %2, ağır topraklarda %3 dolayındadır


    Karıklar normal olarak V şeklindedir. Fakat tuzluluk problemi olan yerlerde karıklar mümkün olduğunca geniş bir yüzeyi ıslatacak şekilde ve geniş tabanlı olmalıdır. Ağır bünyeli topraklarda geniş karıklar tercih edilmelidir. Kumlu topraklarda sıra arasındaki karık sayısı daha fazladır.
    Karıklar 30-50 cm genişliğinde olabilir. Uzunlukları ve verilecek su miktarı toprağın bünyesine göre değişir, örneğin eğimi %0.25 olan bir karığa akış miktarı(debisi) dakikada 150 litre ve karığa uygulayacağımız toplam su miktarı 50 mm olsun. Bu durumda karıkların uzunluğu hafif bünyeli topraklarda 150 metreye,orta ve ağır bünyelilerde ise sırasıyla 250 ve 320 metreye kadar çıkabi1 ir(Tablo 9.4.3).



    Bağlarda son yıllarda, özellikle suyu kıt olan yerlerde kullanılan diğer bir sulama yöntemi de damla sulamadır. En büyük avantajı az işgücü istemesi, suyun etkin kullanımı ve kontrolünün kolay olmasıdır. Fakat yatırım masrafları yüksektir. Damlatıcılar asmalara genellikle eşit uzaklıkta yerleştirilir. Hastalık oluşturma endişesi nedeniyle damlatıcılar asma gövdesine yakın olmamalıdır. Toprakta ıslanan kısımların kenarında tuz birikintileri oluşabilir. Sıra üzerinde toprağın hemen üstüne damlama borularının yerleştirilmesi, toprak işleme sırasında zararlanmalara neden olabilir. Bu nedenle damlama boruları yatırma teline bağlamada yarar vardır. îlk yıl asmalar küçük olduğu ve kökler tam yapılmadığı için , damlatıcılar asmalara 50 şer cm, daha sonraki yıllarda ise ler m arayla yerleştirilebilir Damlatıcılarin mesafelerinin saptanmasında toprak bünyesini göz önüne almak gerekir. Günümüzde modern işletmelerde sulama damla yöntemiyle yapılmaktadır. Suyun düzenli verilmesi, yabancı otların kontrol edilmesi, asmalara ihtiyacı kadar su verilmesi ve su kaynaklarının kıt olması gibi nedenlerle damla sulama oldukça yararlıdır. Sıra üzerlerine uzatılan damlama boruları toprak işlemeden zarar görmesin diye, yatırma teline bağlanabilir.

    BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN
    Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/

  3. #3
    Status
    Offline
    Mufsar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Son ziyareti
    Üyelik tarihi
    Şubat.2012
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    11.422
    Post Thanks / Like
    Teşekkürler.

    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~


    Sizin İçin Buradayız.

Benzer Konular

  1. Bağlarda Sulama
    Konu Sahibi selsarac Forum Bağcılık Bağ Yetiştiriciliği
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Mart.2009, 00:13
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Kasım.2008, 09:30
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Kasım.2008, 09:30
  4. Dipten Sulama Yöntemi / Sulama Yöntemleri / SULAMA / SEBZECİLİK
    Konu Sahibi selsarac Forum Genel ve Özel Sebzecilik (Prof.Dr.Atila GÜNAY)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Kasım.2008, 09:27
  5. Damlama Sulama Yöntemi / Basınçlı Sulama Yöntemleri / Sulama Yöntemleri / SULAMA / SEBZECİLİK
    Konu Sahibi selsarac Forum Genel ve Özel Sebzecilik (Prof.Dr.Atila GÜNAY)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Kasım.2008, 09:27

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •