DOMATES

Latincesi : Lycopersicon esculentum
Almancası : Tomate
İngilizcesi : Tomato
Fransızcası : Tomate
İtalyancası : Pomodora
Rusçası : Pomidor

DOMATES 1. Anavatanı ve Tarihçesi



Domatesin anavatanı Orta ve Güney Amerika’dır. Orta Amerika ve Güney Meksika’da çok sayıda tür ve çeşit bulunur ve örnek olarak Lycopersicon L. humboldtii bu arada sayılabilir (DİLLİNGEN 1956, CURRENCE 1962, BAYRAKTAR 1970, ORAMAN 1970). JEN KINS (1948) Amerika kıtasında, ekvatorun 30° kuzey enlem ve 30o güney enlem sınırları arasında kalan bölgeleri domatesin anavatanı kapsamı içine almakta ve Güney Amerika’nın batı kıyılarının domatesin anavatanının merkezi olduğunu açıklamaktadır. Ayrıca geniş bir varyete topluluğunun da Meksika’da görüldüğünü vurgulamaktadır (DİLLİNGEN 1956). Bir başka yazar, eski zamanlarda Güney Amerika’nın batı kıyılarında Lycopersicon pimpenilli folium’un dar bir alana yayıldığını, yine Galapagos adalarında Lycopersicon esculentum’a rastlandığını kaydetmekte ve Lycopersicon esculentum’un üç başlangıç formunun L. hirsutum, L. peruvianum ve L. pimpenelli olacağını açıklamaktadır (CURRENCE 1962).
Domates, eski Perulularca M.Ö. 5000 yılından beri kullanılmaktadır. Domatesin kültür şeklinde kullanımı, zaten Peru kıyılarında başlamıştır. İlk bahçe tarımı, Güney Amerika’da halen mevcut olan Lycopersicon esculentum var. Cerasiforme domates çeşidiyle yapılmıştır (DİLLİNGEN, 1956). Daha sonra ortaya Lycopersicon pimpinellifolium çıkmış ve bir çok araştırmacı da domatesin kültür formunun, Lycopersicon pimpinelli folium olduğu üzerinde hem fikir olmuştur.
Domatesin, Meksika’dan dünyanın diğer ülkelerine yayıldığı tahmin edilir (JENKINS, 1948). 1954 senesinde yaınladığı yazısında MATTHIOLIOLUS, domatesin İtalya’ya girişini 1700.-1800. yüzyıl arasında olduğunu, 1956 senesindeki yayınında GERALDE, İngiltere’de 1800’lerden beri domates tarımının yapıldığını ve “Gold apple (altın elma)” olarak adlandırıldığını yazar (CURRENE 1962). HUGES’in bildirdiğine göre, domates 1650-1700 yılları arasında önce Portekiz’de Barbadoes’e getirilmiştir (BAYRAKTAR,1953). Domatesin, Almanya’ya ve Fransa’ya 1700’lü yıllarda, İtalya’ya ise 1800’lü yıllarda girdiği söylenir (DİLLİNGEN 1956, REHINDHOLD 1935). Domates, Anadolu’da yaklaşık 200 seneden beri, yani 1770 yılından itibaren tanınmaktadır. İlk önce Akdeniz Bölgesine geldiği ve buradan Anadolu’nun iç kısımlarına yayıldığı sanılmaktadır (BAYRAKTAR, 1953). DONDEN’de 1557’de sarı-kırmızı renkli bu meyveye “Altın Elma” adının verildiğini, LOEBEL ise 1576 senesinde domatesin “Poma amoris (sevgi elması)” olarak tanımlandığını kaydeder. BAUH,u ilk defa Tumatle Americanorum adını kullanmış ve böylece Tomate adı ortaya çıkmıştır (DİLLİNGEN, 1956). Eski devirlerde domates meyvelerinin zehirli olduğuna dair inanç, domatesin uzun süre domates yetiştiriciliğin yapılmasını ve insan beslenmesinde kullanılmasını önlemiştir. Ancak 1900’lü yıllardan itibaren domates yetiştiriciliği dünyada ağırlık kazanmıştır.
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/