Porphyrophora ( — Margarodes) ir itici Bodenh. (Şekil 102)
Türkçe ismi : Ekin koşnili, buğday koşnili
Tanımı : Ergin dişiler oval biçimde, vişne renginde ve hafif şişkince vücutludur. Antenleri 8 segmentlidir. Ön bacaklar kısa ve kuvvetli olup kazmaya elverişli biçimde gelişmiştir. Tırnaklar kuvvetli, nihayete doğru muntazam şekilde incelir. Vücut uzunluğu 3,0-5,0 mm, eni de 1,6-3,5 mm'dir. Yani vücut uzunluğu, eninin takriben 1,5-2 katı kadardır.
Erkekler dişilerden daha küçük boyda, vişne renginde ve uzunca si­lindir vücutludur. Abdomen'in nihayetinde beyaz, ince, uzun ve demet şeklinde iplikimsi uzantılar bulunur. Faal olan bir çift kanada sahiptir. Vücut uzunluğu 2,5-3,0 mm'dir.
Yumurtadan yeni çıkan ııimfler açık vişne renginde, yassı ve oval vü­cutludur. Antenleri 6 segmentlidir. Ön bacakları kısa ve kazmaya elveriş­lidir. Vücut uzunluğu 0,7-0,8 mm'dir. 2'ci döneme geçen nimfler kısa süre içinde kist şekline dönüşür. Bu dönemde, şekilleri ve büyüklükleri çok değişir. Küresel biçimde olan gelişmiş kistlerde çap takriben 3 mm'dir. Erkek.bireyleri meydana getirecek olan nimfler 3'cü bir nimf dönemi daha geçirir. Bu dönemde bulunan nimfler ergin dişilere çok benzer. Ancak onlardan daha küçük boydadır. Bu dönemi tamamlayan nimf, pupaya benzeyen, hareketsiz bir dönem daha geçirdikten sonra erkek bireyler meydana gelir. Yumurtalar morumsu renkte, uzunca oval biçimde ve takriben 0,7 mm uzunluktadır. -
Yayılışı : Rusya, Iran, Suriye ve Türkiye. Yurdumuzda Orta ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunmakla beraber bu bölgelerin bazı kesimlerinde zararlıdır.
Konukçuları ve zararı : Başta buğday, arpa, yulaf, çavdar olmak üzere bir çok yabani Gramineae bitkileri başlıca konukçularını teşkil eder. Bu bitkilerden en çok buğdaylarda zarar yapar. Ekinlerin kök boğazı etrafına yerleşen nimflerin sokup emmeleri sonucu bitkilerde gelişme yavaşlar. Yoğun olarak bulunan bitkilerde gelişmesi yavaşlayan veya duran sapların yanlarından kardeşlenme başlar. Ancak yeni çıkan bu kardeşlere de yerleşen bireyler daha sonra bunların da gelişmelerini en­geller. Böylece saldırıya uğrayan bitkiler çalması bir hal alır. Bu gibi bit­kilerde renk koyulaşır ve yapraklar da sertleşir. Saldırıya uğrayan bitkiler­de sapa kalkma ve başaklanma olmaz. Az saldırıya uğrayan veya geç sal­dırıya uğrayan bitkiler başak bağlayabilir. Ancak bunlarda az tane teşekkül ettiği gibi, taneler de iyi gelişemediği için verim çok azalır.
P. tritici'nm bitkilerde bir taraftan özsu emerken diğer taraftan da toksik maddeler salgılamaları sonucu esas zararın meydana geldiği zan­nedilmektedir.


Bu türün yurdumuzdaki zararı yıla ve yerine göre çok değişir. Kurak geçen yıllarda veya yerlerne zarar bir kat daha artar. Halen Orta Ana­dolu'da buğday ve diğer Gramineae bitki türlerinin önemli zararlıların­dan birisi olarak bilinmektedir.
Biyolojisi : Kışı toprak içinde salgıladıkları mumumsu ve kokona benzer bir oluşuk içinde dîyapoz halinde ve l'ci nimf döneminde geçirir. Diyppoz dönemine geçiş, takriben ekim ayında başlar. İklim koşullarına göre aralık ayından itibaren, iyi havalarda, özellikle toprak sıcaklığı 0°C nin üzerinde olduğunda nimfler kokonları terkederek toprak yüzüne çı­kar. Bu zamanda henüz daha küçük ve takriben 3-4 yaprak halinde olan ekinlere önce tırmanan nimfler daha sonra yaprak kını ile sap araşma girerek oradan aşağı iner ve bitkilerin kök boğazı kısımlarına yerleşir. Buralarda stylet'lerini bitki dokularına sokarak beslenmeye başlayan nimf­ler, bir süre sonra gömlek değiştirerek 2'ci döneme geçerler. Ancak bu dönemden itibaren nimf gittikçe yuvailaklaşarak kısa bir süre sonra kist denilen bir döneme geçer. Bu dönemde de beslenmelerine yoğun şekilde devam eden nimfler gelişmelerinin sonunda kist gömleğini değiştirerek ergin hale geçer. Nimflerde kist dönemi Orta Anadolu'da yerine göre nisan başından başlar ve sonuna kadar devam eder. Erginler ise yerine gö­re mayısın 2'ci yarısından sonra görülmeye başlar ve haziran ortasına, hattâ bazan sonuna kadar devam eder. Çıkan erginler toprak içine 3—5 cm derinliğe inerek bir taraftan da beyaz, pamukumsu bir mum tabakası salgılar. Bu mum salgılama işi takriben bir hafta sürer. Bu dönemden sonra dişiler yumurtalarını salgıladıkları mumumsu bir kokon içine bı­rakır. Dişilerde yumurtlama süresi 10-15 gün sürer ve bu süre içinde de bir dişi ortalama 150 kadar yumurta bırakır. Erkek bireyleri meydana ge­tirecek olan nimfler, kist döneminden sonra tekrar bir nimf dönemi daha geçirerek dönemin sonunda da kanatlı olan erkek bireyler meydana gelir. Doğada erkekler mayıs sonu - haziran başlarında görülür. Doğada erkek bireylerin oldukça fazla görülmeleri ekin koşnilinin eşeyli olarak da çoğal­dığına işarettir. Ancak esas olarak parthenogenetik yolla çoğalırlar. Ko-konlar içindeki yumurtalar yerine göre eylül aymm ilk haftasından sonra açılmaya başlar. Bu açılma işi ekim. ayı sonuna kadar devam eder. Böy­lece yılda bir nesil verir.
Savaşı : Bu zararlıya karşı bilinçli olarak uygulanacak bir müna­vebe, ya da nadas sistemi ile çok iyi sonuçlar almak mümkündür. Her yıl ayni tarlaya Buğdaygillerden birisinin ekilmesi, ekin koşnilimin fazla çoğalmasına, dolayısı ile de fazla zarar yapmasına neden olur. Bunun için bir yıl hububat, bir yıl Baklagillerden herhangi birisi, örneğin mercimek, fiğ, burçak veya diğer bir baklagil; yerine göre uygun olan yerlerde şe­ker pancarı, ya da diğer herhangi bir ürün ekilmesi; bunun yanı sıra da yabancı ot savaşı yapmak, özellikle yabani Gramineae bitkilerini bilinçli şekilde imha etmekle ekin koşnilimin zararını tamamiyle azaltmak müm­kündür.

Kuru ziraat yapılan yerlerde nadası yine bilinçli olarak yapmak su­retiyle de zararı azaltılabilir. Bunun için nadasa bırakılan tarlalar zama­nında mutlaka sürülerek yabancı otlar imha edilir. Böylece bunların ya­şayabileceği komıkçu bitkiler ortadan kalkacağı için ertesi yıla intikal edebilecek olan ekin koşnili sayısı da önemli derecede azaltılmış olur.


Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/