Ramazan Ve Sağlığımız
11 ayın sultanı olan ramazan ayı doğru beslenme şekline uyularak geçirilirse, fizik vücudumuzun dinlendirilmesi, toksinlerden arındırılması ve yeniden yapılandırılması için bulunmaz bir fırsattır. Elbette ki ramazan ayını sadece fizik vücudumuz için yukarıda saydığımız açılardan bir artı olarak kabul etmek haksızlık etmek olur. Nefsimizin arındırılması, manevî alanda olgunlaşmamız, mutluluk yolunda emin adımlarla hedefe yürümemiz, zihinsel-duygusal yönde arınmamız açılarından da ramazan ayı kaçırılmaması gereken fırsatlar sunar.

Vücudumuz gün batımı sonrası sindirim ile ilgili faaliyetlerini durdurur ve istirahata geçer. Dolayısıyla günbatımı sonrası yediklerimiz sindirilemez ve vücudumuz için yük oluşturur. Ağır bir yemek sonrası genellikle gaz, şişkinlik, karın ağrısı, uykusuzluk, kabus görme, ertesi gün yataktan yorgun kalkma ve gün boyu devam edebilen halsizlik-konsantrasyon güçlüğü gibi problemler yaşanır. Olay bununla da kalmaz, hazmedilemeyen besinleri vücut kendisinden uzaklaştırabilmek için canhıraş bir çalışma içerisine girer, girer ama atıkların bir kısmı yine de vücudumuzda kalabilir ve depolanır. Bunun anlamı; ramazanın fizik vücudumuz açısından yukarıda saydığımız özelliklerinden faydalanamamış yani o mübarek günün bereketini harcamış oluruz.

Bir de manevî-zihinsel-duygusal cepheden olayı irdeleyelim. Yediklerimizin bir çöp misali vücudumuzda depolanması yani vücudumuzun çöplüğe çevrilmesi durumunda, o mübarek günün manevî ihsanlarından da faydalanamayacağımız açıktır. Ağır bir iftar yemeği ve sonrasında tüketilen zararlı gıdalar neticesinde, mutlak suretle uykumuz gelir. Namazlarla, zikirle, Kur’ân-ı Kerim dinleyerek geçirebileceğimiz güzel bir ramazan gecesi de heba edilmiş olur.

Dolayısıyla iftarda, iftar sonrasında ve sahurda yediklerimiz, yediklerimizin miktar ve kombinasyonu, ramazanın yukarıda saydığımız bereketinden faydalanabilmemiz açısından önem taşımaktadır. Gelin, sizlerle birkaç basit beslenme kuralını hatırlayalım:

İftar soframızda bulunmasında fayda olan zemzem suyu, hurma ve zeytin:
o Zemzem suyu ph derecesi 10 civarında olan bazik nitelikli bir su olup sindirimi kolaylaştırır. Zemzem suyu bulunamazsa ph derecesi yüksek olan, kaliteli ve olumlu enerji yüklü bir su tüketilebilir.
o Hurma yüksek oranda demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum, B vitaminleri, folik asit gibi birçok minerali, pek çok meyvede bulunmayan proteinleri, kolayca metabolize edilebilen türde bir şekeri ihtiva eder ve kabızlığı önler.
o Zeytin tekli doymamış yağlar, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, A, E, K ve D vitamini ihtiva eder. Hazmı kolaylaştırır ve kaliteli enerji kaynağıdır.

İftar menüsü için güzel bir kombinasyon örneğine bakalım:
o Un kullanılmadan yapılan 1 kepçe çorba
o Her türlü yeşillik, bolca limon, zeytinyağı, soğan ve sarımsak ihtiva eden salata
o Zeytinyağlı sebze yemeği
o Kızartılmış organik ekmek veya esmer pirinçten yapılan pilavdan bir kepçe

İftar soframızda hayvansal proteinler, tatlı veya meyve olabilir mi?
o Hayvansal proteinlerin hazmı, sebzeye göre güçtür. İftar soframızda tercihimiz hayvansal protein ise yanında mutlaka bolca yeşil yapraklı sebze tüketilmelidir. Proteinle beraber karbonhidrat (ekmek veya pilav) tüketmemeye özen gösterilmelidir. Izgara veya buğulama deniz balığı, sindirim açısından tercih edilebilecek en iyi hayvansal protein kaynağıdır.
o Tatlı veya meyve, hafif bir iftar yemeğinden en aşağı 3 saat sonra tüketilebilir. Tercih tatlıdan yana olacaksa, mümkün olduğunda meyve-bal-pekmez gibi kolay hazmedilebilen şeker ihtiva eden hafif tatlı tariflerine ulaşmakta fayda vardır.

Protein kaynağı olarak tahıllardan, tahıl ve tohum filizlerinden faydalanmak mümkündür. Tahıl veya tohumlar filizlendirilip salatanın üzerinde kullanılabilir.

Çay-kahve-su içebilir miyiz?
o Siyah çay veya kahve, yemeklerden 3 saat sonra içilebilirse de sindirim açısından kekik-biberiye-zencefil vb bitki çaylarını tercih etmekte fayda vardır.
o Su, iftar yemeği sırasında kısıtlı olarak tüketilmeli, iftardan 1,5 saat sonra içilmelidir. Sahura kadar vücudumuzun ihtiyacı olan suyu tüketmeye özen gösterilmelidir.

Sahurda neler tüketilebilir?
o Meyve veya meyve suyu
o Sebze suyu
o Salata
o Çorba
o Kolay hazmedilen kahvaltılıklar

Kabızlık ile nasıl baş edilebilir?
o Beslenme kurallarına uyuyorsanız ve vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kadar suyu tüketebiliyorsanız kabızlık çekmeyeceksiniz demektir.
o Kabızlık halinde hurma-kayısı-incir-erik gibi meyveler veya (şekersiz) kompostoları, bol miktarda yeşil yapraklı sebze, iftar sırasında sinameki tüketimi ve lavman, başvurabileceğiniz çözüm alternatifleridir.

Ramazanın bereketi üzerimize olsun dileklerimle.

Ayşe Müjdeci, 07.09.2009