Süt konusunda kafalar karışık!
Anne sütü yeni doğan ve bebeklik döneminin vazgeçilmezi! Anne sütünü sadece besin yönüyle ele almamız, muhteşem bir sisteme haksızlık etmek olur. Anne sütünün bebeğin bağışık sisteminden tutun da normal barsak florasının oluşmasına kadar, beyin gelişiminden tutun da anne-bebek ilişkisinin sağlam temelli olmasına kadar sayamayacağımız kadar faydalı yönü var.
Anne sütü bebeklik çağı için yağ ve proteinden zengin muhteşem bir besin kaynağıdır. Unutulmaması gereken husus, çoğu insanımızın anne sütü yerine kullandığı ya da kullanmak durumunda kaldığı inek sütünün bileşiminin, insanoğlunun sindirim sistemi için çok uygun olmadığı gerçeğidir. Bu sebeple sütü olmayan annelere inek sütünden daha ziyade keçi sütü önerilmekte, ister keçi sütü olsun ister inek sütü olsun her iki sütün de sulandırılarak bebeğe verilmesi tavsiye edilmektedir.
Tüm memeliler sadece bebeklik çağında iken yavrularını emzirirler. İnsan da buna dâhildir. Erişkin dönemine geçildiğinde, sütün hazmında kullanılan lâktaz enziminin azalması ve bazen tümüyle ortadan kalkması bu gerçeği destekleyen bir durumdur. Çevrenizdeki çoğu kişinin süt içtikleri zaman gaz gibi sindirim problemleri yaşadıklarından şikâyet etiklerine tanık olmuşsunuzdur. Bu kişiler süt içtiklerinde rahatsızlanmalarına rağmen, sütün mayalandırılması ile elde edilen yoğurt veya peyniri rahatlıkla hazmedebilmektedirler. İşte bunun sebebi vücudun artık sütün parçalanmasında görevli olan lâktaz enzimini üretmiyor oluşudur.
Lâktaz enziminin erişkinlik döneminde azalması veya artık hiç üretilmemesi, erişkinlerin sütü hiçbir zaman tüketmemeleri anlamına mı gelmektedir? Yapılan çalışmalar kan grubu B olan kişilerin sütün hazmında bir problem yaşamadıklarını ortaya koymuştur. Ama bir kişinin süt içince bazı problemleri ortaya çıkıyorsa, onun, sütü beslenme listesinden çıkarmasında da hiçbir sakınca yoktur. Çünkü bebeklik çağının vazgeçilmezi olan sütün besleyici öğelerini artık diğer besin maddeleri ile elde etmek mümkündür.
Sütü hazmedemediğimizi bildiğimiz halde içmeye devam edersek ne olur?
Süt içerken unutulmaması gereken çok önemli bir kanun vardır: “Sütü ya tek başına iç ya da içme.†Süt molekülleri mide öz suyu ile temasa geçtiklerinde kesilir ve beraberinde başka besin maddeleri varsa onların üzerlerin kaplayarak mide öz suyu ile temaslarına engel olarak sindirimlerini bozarlar. Bir besin maddesinin sindirim sürecinin bozulması, besin öğelerinin çürümesi anlamındadır. Bu ise daha önceki yazılarımızdan hatırlayacağınız toksik yük tablosunun gelişmesinden sorumlu faktördür.
Pastörizasyon işlemi, sütün içindeki doğal enzimleri (laktaz ve lipaz) ve nazik proteinleri yok eder ve sütü daha da sindirilmez hale getirir. İnek sütünün insan sütüne göre 4 kat daha fazla protein ihtiva ettiği düşünülecek olursa, bu enzimlerin harap olmasıyla sütün sindiriminin daha da güçleşeceği aşikârdır. Sindirilemeyen süt molekülleri bağırsakların iç yüzeylerini çamur gibi sıvayarak diğer besinlerin de sindirilmelerine mani olur. Sindirilemeyen ve vücut için toksik özellik kazanan bu yapılar kana geçerek toksik yük tablosunu tetikler ve çeşitli hastalıkların oluşumuna sebep verirler. Bu sebeple pastörize edilmiş süt tüketen bebeklerde karın ağrısı, gaz, pişik, alerjiler, solunum rahatsızlıkları gibi sıkıntılar ortaya çıkabilir. Pastörizasyon işlemi sırasında ayrıca kalsiyum ve mineral kaybının olduğu da unutulmamalıdır.
Homojenizasyon işlemi sırasında sütün besin öğeleri çok küçük parçacıklara ayrılır. Böylelikle normalde bağırsaklardan geçemeyecek irilikte olan bazı maddeler kana geçebilecek özellik kazanmış olurlar. Bu maddeler başta alerji olmak üzere pek çok hastalığın oluşmasına neden olabilirler. Alerji problemi yaşayan bebeklerde sütün kesilmesi ile alerjinin gerilediği pek çok çalışmada belirtilmiştir.
Sonuç olarak;
Bebeklik döneminde her açıdan en ideal besin anne sütüdür. Anne sütünün yetersiz kaldığı durumlarda 1/1 oranında sulandırılmış keçi sütü tercih edilmelidir (insan sütünün besinsel karışımına en yakın olanı budur). Temiz bir kaynaktan ulaşılmak kaydıyla günlük süt kullanımı teşvik edilmelidir. Gençlik ve erişkinlik döneminde sütün hazım problemine sebep olmadığı kişiler günlük süt tüketebilirler. Bu dönem için de keçi sütü tavsiye edilebilir. İster inek sütü ister keçi sütü olsun, sütten elde edilen tereyağı, peynir ve laktobakteriler tarafından önceden sindirilmiş süt ürünü olan kefir ve yoğurt, sütten daha iyi hazmedilen ve sütün sağlayabileceği besin öğelerine sahip olan ürünlerdir.
Ayşe Müjdeci, 26.10.2009



LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla