Kalp-damar hastalýklarýna yakalanma riskini ciddi oranda tetiklediði açýklandý.

Kalp damarý hastalýklarýnýn son yýllarda giderek arttýðýný vurgulayan uzmanlar, bu artýþa özellikle obezite, þeker hastalýðý, hipertansiyon, sigara, fiziksel aktivitesizlik, meyve ve sebze gibi yiyeceklerin tüketimindeki azalma ve yüksek enerjili yiyeceklerin kullanýmýnýnýn neden olduðunu belirtiyor.

Kardiyoloji Uzmaný Dr. Erkan Avcý, Türkiye'deki insanlarýn beslenme alýþkanlýklarýnýn bozuk olmasýndan dolayý kalp damar hastalýðýna yakalanma riskinin çok fazla olduðunu söyledi. Avcý, özellikle kýrmýzý et ve katý yaðlarýn tüketimini azaltýlmasý gerektiðini belirterek, þöyle konuþtu: "Balýk, meyve ve sebze tüketimini artýrarak kolesterolü düþürebiliriz. Diyet ile düþüremediðimiz dönemlerde ilaçlara baþvurmaktayýz. Kolesterol ilaçlarý konusunda oldukça yanlýþ bilgiler vardýr. Bunlarý düzeltmemiz gerekmektedir. Birincisi faydalarý uzun süre kullanýlýnca çýkmaktadýr, ikincisi kanser yapmamalarýdýr, üçüncüsü ise yan etkileri kesilince geri dönüþlüdür."

Diðer bir önemli risk faktörünün hipertansiyon olduðunu belirten Dr. Erkan Avcý, þu bilgileri verdi: "Hipertansiyon elli yaþ üzerinde yüzde 50 sýklýkla görülen bir risk faktörüdür ve hastalýktýr. Damarlarda hareket eden kanýn basýncýndaki yükselme; özellikle kalp damarlarýna, beyin damarlarýna ve böbrek damarlarýna zarar vermektedir. Kalp krizi, felç ve böbrek yetersizliði gibi rahatsýzlýklar ortaya çýkmaktadýr. Bizim alabileceðimiz en iyi önlem vücuda tuz alýmýnýn kýsýtlanmasýdýr."

Avcý, kalp hastalýklarýnda erken teþhis ve tedavinin hayat kurtardýðýný sözlerine ekledi.



Cihan
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/