DEMİR YETERSİZLİÃİNE BAÃLI KANSIZLIK
Demir yetersizliğine bağlı kansızlık özellikle okul öncesi çağdaki çocuklarda ve okul çağı çocuklarda ve gençlerde, doğurganlık çağındaki kadınlarda (gebe ve emzikli kadınlarda, yetişkin kadınlarda) görülen önemli bir halk sağlığı sorunudur.
Kansızlık yaşa, cinsiyete, gebelik ve emziklilik durumuna göre bireyin hemoglobin düzeyinin ve kırmızı kan hücresi sayısının normalde olması gereken düzeyden düşük olmasıdır. Hemoglobinin vücuttaki görevi oksijen taşımaktır. Vücutta demir depoları boşaldığında kanda hemoglobin düzeyi düşer.
Ülkemizde 0-5 yaş grubundaki çocukların ve doğurganlık çağındaki kadınların yarısından fazlasının demir yetersizliğine bağlı kansızlık sorununun olduğu bilinmektedir.
Kansızlık sorununun temel nedenleri
• Besinlerle demirin vücuda yetersiz miktarda alınması,
• Besinlerle alınan demirin daha çok bitkisel kaynaklı besinlerden (tahıllar, kurubaklagiller, taze sebzeler) sağlanması ve bu nedenle demirin vücutta kullanımının yetersiz olması,
• Beslenmede her ögünde yeterli C vitamini kaynağı besinlerin (domates, yeşil sebzeler, turunçgiller, çilek vb besinlerin) tüketilmemesi sonucu demirin vücutta iyi kullanılmaması,
• Yemeklerle birlikte çay, kahve ve kakao içilmesi (çayın vücutta demirin kullanımını % 62 oranında engellediği bilnmektedir),
• Aşırı posa tüketilmesi,
• Bebek ve çocuklarda uzun süre tek başına ve fazla miktarda inek sütünün tüketilmesi (inek sütünün demir içeriği yetersizdir),
• Büyüme ve gelişme, gebelik, iki gebelik arası sürenin 2 yıldan sık olması, düşük yapma nedeniyle vücudun demir ihtiyacının artması ve karşılanamaması,
• Annede demir yetersizliği bebeğin de yetersiz demir depoları ile doğmasına neden olur.
• Vücuttan kan kaybı olması (gizli kanama, ameliyat, adet kanamasının fazla olması),
• Vücutta barsak parazitlerinin varlığı,
• Sürekli görülen ishaller,
• Toprak yeme vb sorunların varlığıdır.
Demir yetersizliğinde görülen sağlık sorunları
• Her yaşta fiziksel aktivite azalır, fiziksel güç azalır, yorgunluk, halsizlik görülür.
• Baş ağrısı ve baş dönmesi görülür.
• Soğuğa duyarlılık artari kişi sürekli üşür, elleri ve ayakları soğuktur. .
• Gözde, avuç içinde, genelde deride solukluk görülür.
• İştah azalır.
• Bebek ve çocuklarda motor gelişim ve koordinasyon bozulur, zeka gelişimi
etkilenir.
• Okul çocuklarında dikkat ve algılama azalır ve okul başarısı etkilenir.
• Okul öncesi çocuklarda güven duygusu ve öğrenme azalır.
• Yetişkinlerde fiziksel çalışma ve işgücü verimi azalır.
• Gebe kadınlarda hastalıklara ve ölümlere neden olur.
• Bebek ölümleri oranı ve doğumda düşük ağırlıklı doğma riski artar.
• Bağışıklık sistemi bozulur, hastalıklara yakalanma sık görülür.
• Demir yetersizliği olan çocuklarda ve gebe ve emzikli kadınlarda hava kirliliği
(ekzoz dumanları) sonucu zehirlenmeler (özellikle kurşun zehirlenmesi) sık
görülür.
• Kansızlık kronikleştiğinde tırnaklarda içeri çökme (kaşık tırnak, dilin yapısında bozulma, nefes almada güçlük ve kalp yetmezliği görülür.
• Anne ölümleri artar.
Demir desteği sağlandığında bireylerde görülen sağlık sorunlarında düzelme sağlanabilmektedir.
Vücutta demir gereksinmesi ve kaynakları: Demir ihtiyacı bireyin yaşına, cinsiyetine, gebe olup olmamasına bağlı olarak ve tüketilen diyetteki demirin vücutta kullanım oranına göre değişir. Bitkisel kaynaklı besinlerden sağlanan demirin vücutta kullanım oranı düşüktür. Et ve ürünleri, hindi, tavuk, balık, karaciğer, yumurta, kurubaklagiller, tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler, pekmez, tahin ve kurutulmuş meyveler demir içeren besinlerdir. Ancak et ve et ürünlerinde ve anne sütünde bulunan demirin vücutta kullanımı yüksektir.
Kansızlığın önlenmesi
Demir yetersizliği anemisinin önlenmesinde dört temel uygulama önem taşımaktadır. Bu uygulamalar; bebeklere, gebe ve emzikli kadınlara demir desteğinin (preparat) verilmesi, besinlerin demirle zenginleştirilmesi, enfeksiyon ve parazit hastalıklarının kontrolü ve önlenmesi, halkın beslenmede bilinçlendirilmesi ve eğitimidir.
Ülkemiz koşullarında uyulması gereken kurallar şöyle sıralanabilir;
• Anne sütü tek başına bebeğin tüm besin öğesi ihtiyaçlarını 6 aya kadar tek başına karşılamaktadır. Anne sütündeki demirin bebekler tarafından kullanımı yüksektir. Altıncı aydan sonra ise çocuğa uygun miktar ve kalitede tamamlayıcı besinlerin verilmesi önem taşımaktadır.
• Ülkemizde T.C. Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü tarafından “Emzirmenin Korunması, Özendirilmesi, Desteklenmesi ile Demir Gibi Türkiye Programı” ile demir yetersizliği anemisinin önlenmesi ve kontrolü ile “Gebelerde Demir Destek Programı” programları yürütülmektedir.
o “Emzirmenin Korunması, Özendirilmesi, Desteklenmesi ile Demir Gibi Türkiye” programı doğrultusunda 6 ay süre ile sadece anne sütü verilmesi, 6. aydan sonra uygun ve yeterli miktarlarda tamamlayıcı besinlere başlanması önerilmektedir. Ayrıca 4. aydan itibaren tüm bebeklere 12 aya kadar hergün 10 mg demir desteğinin verilmesi amaçlanmıştır.
o Gebe ve emzikli kadınlara da demir desteği sağlanmalıdır. “Gebelerde Demir Destek Programı” doğrultusunda gebe kadınlara altı ay süreyle standart dozda günde 60 mg demir + 400 mcg folik asit uygulanması önerilmekte, eğer gebelik döneminde altı aylık tedavi sürdürülemezse, doğum sonrası dönemde tedaviye devam edillmesi veya gebelikteki dozun 120 mg demire yükseltilmesi önerilmektedir.
o Gebelikte kansızlık görülme sıklığı %40’ın üzerinde ise, doğum sonrası dönemde üç ay kadar tedaviye devam edilmesi önermektedir.
o Doğum öncesi ve doğum sonrası izlemlerde fizik muayenede kansızlık bulgularının değerlendirilmesi veya kansızlık taramasının yapılması önerilmektedir.
o Ciddi kansızlık vakası; gebeliğin son ayında ise, solunum sıkıntısı veya ödem (bacaklarda su toplanması) gibi kalple ilgili bozukluk belirtileri varsa ve bir haftalık demir/folat tedavisini takiben iyileşme olmadıysa veya gebenin genel durumu daha da kötüleşti ise hastaneye sevk etmelidir.
• Demir açısından zengin besinleri ve C vitaminini tüketmeleri önerilmelidir. Ülkemiz koşullarında C vitamini kaynağı olan besinler (portakal, mandalina, greyfrut, yeşil biber, yeşil soğan ve diğer yeşil yapraklı sebzeler) düzenli olarak, her öğün tüketildiğinde özellikle bitkisel kaynaklardan sağlanan demirin vücutta kullanımını arttırmaktadır.
• Gebe-emzikli ve çocuklarda da mümkünse demir içeren et ve ürünlerinin tüketimine öncelik verilmelidir.
• Pekmez, tahin, kuru meyveler demir ve kalsiyum yönünden zengin besinlerdir.
• Koyu bir çayın yemek sonrası içilmesi ise demirin vücutta kullanılmasını; emilimini azaltır ve demir yetersizliğine bağlı kansızlık sorununa neden olur. Bu nedenle çay yemeklerle birlikte veya yemekten hemen sonra içilmemelidir. Koyu, demli çay tüketilmemeli, mümkünse açık olarak ve limonla birlikte tüketilmelidir.
• Bu konularda toplumun her kesimindeki bireylerin bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi sorunun önlenmesinde büyük önem taşımaktadır.
• Parazit ve diğer hastalıkların kontrol altına alınması yoğun çabaları gerektiren bir süreçtir. Çevrede ve ailede temizlik ve hijyen koşullarının kontrol altına alınması gerekmektedir.
• Demir desteği bireye yönelik bir çözüm yoludur. Ekmeğin demirle zenginleştirilmesi toplumda kansızlık sorununun önlenmesinde önemli bir uygulamadır.
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/



LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla