Küremiz ýsýnmadan tatil yapmak için 3 saniyemiz var!



Birleþmiþ Milletler’in çevre ödülüne layýk gördüðü Doç. Dr. Ýbrahim Birkan, küresel ýsýnma-turizm iliþkisini dikkat çekiyor: “Dünyanýn kurtuluþu için az bir zaman kaldý. Yatýrýmlar küresel ýsýnmaya göre yapýlsýn.”


--------------------------------------------------------------------------------

Yurt dýþý ticarette çok ciddi cari açýk veren Türkiye için turizmden elde edilen gelirin önemi giderek artýyor. Ancak bu gelir kalemini sinsi bir düþman tehdit ediyor. Adý: Küresel ýsýnma… Birleþmiþ Milletler Çevre Teþkilatý (UNEP)’nýn Dünya Çevre Ödülü’ne layýk gördüðü Doçent Dr. Ýbrahim Birkan, konuyla ilgili uyarýlarda bulunuyor.

Lisansüstü eðitimini ABD’de Massachusetts Üniversitesi’nde alan Birkan; Boðaziçi, Bilkent ve Baþkent üniversitelerinde ders veriyor. Ayný zamanda uluslararasý bir otel zincirinin Türkiye Genel Müdürlüðü’nü de yürütüyor. Bilim ve iþ dünyasýnýn tecrübelerini bir araya getiren Birkan, konuyla ilgili toplantýlarý da kaçýrmýyor. Birkan’a göre, Türkiye’nin Akdeniz’deki turizm merkezleri deniz seviyesinin yükselmesinden dolayý sular altýnda kalacak. Hava sýcaklýðýnýn tahammül edilebilir seviyeyi geçmesi sebebiyle Türkiye’de turizm sezonu kýsalacak. Turist gönderen Avrupa ülkelerinde tatilin cazibesi artacak. Diðer yandan bu geliþmeler Karadeniz’i ön plana çýkaracak. Ancak Doðu Karadeniz sahilinden geçirilen otoyol dezavantaj olacak. Ýklim deðiþikliði kýþ turizmini de vuracak. Önümüzdeki yýllarda daðlarda kayak yapmaya uygun kar bulunamayacak. Birkan’ýn yöneticisi olduðu uluslararasý otel zinciri, Palandöken’de yapacaðý bir yatýrýmdan bu sebeple vazgeçmiþ. Birkan, küresel iklim deðiþiminin Türk turizmine etkilerini Aksiyon’a anlattý.

-‘Sürdürülebilirlik’ kavramý bu ara çok moda. Türk turizmi sürdürülebilir mi?

Her kalkýnma çevreye bir yüktür. Ama bu yük ne kadar tolere edilebilir? Yani burada taþýma kapasitesi dediðimiz unsurlara ne derece uyulmaktadýr? Kaldýrýlamaz bir kalkýnmanýn kârlý dahi olmasý sürdürülebilir deðildir. Afrika’nýn bazý ülkeleri müthiþ kalkýnma gösterdi. Her sene büyüme rakamýnýn yüksek çýkmasýný sürdürülebilir kalkýnma zannetti. Nijerya, ormanlarýný satarak ekolojik iflasa gitti. Ama o süre zarfýnda sürdürülebilir bir büyüme gösterdi. Bu sürdürülebilirlik deðil, sürdürülemezliktir.

-Türk turizmine gelirsek, ne dersiniz?

Maalesef turizm devletin kendi belirlediði kriterlere uyularak yapýlmýþtýr. Mesela, Side bölgesi devlet eliyle planlanmýþtýr. Kemer bölgesinde 100 dönüme 650 yatak düþmesi gerekiyordu. Turizm Bakanlýðý’nca yapýlan tahsislerle bu sayý 2 bine kadar çýkarýldý. Master plan hazýrlanarak nerede ne kadar turizm yapýlacaðýnýn belirlenmesi gerekiyor. Antalya’ya artýk daha fazla turizm tesisi yapalým mý? Yoksa doyum noktasýna geldi mi? Çoktan geldik. Bunlarýn bilimsel olarak tespit edilmesi ve limitler dâhilinde sýnýrlandýrýlmasý gerekiyor.

-Ýklim deðiþikliði dünyayý nasýl etkiliyor?

Çevre konusu tartýþýldýðý zaman günümüzdeki en önemli konu küresel iklim deðiþimi. Bunun en önemli faktörlerinden biri küresel ýsýnma ve kimyasal deðiþiklikler. Kuzey Avrupa ülkelerinde çok karþýlaþýlan asit yaðmurlarý. Atmosferde biriken sülfirik asidin yaðmur þeklinde yere geri dönmesinden dolayý ormanlar ve tarihî dokular zarar görüyor. Su konusunda ciddi sorunlar var. Güney Avrupa’da yüzde 5-35 arasýnda deðiþen bir su kýtlýðý yaþanacak. Önümüzdeki 20 yýl içinde karþýmýza çýkacaktýr. Dünya iyi senaryoya göre önümüzdeki 100 yýlýn sonuna kadar 2 derece ýsýnacak. Kötü senaryoya göre ise bu artýþ 4 derece olacak. Bu konuda deðiþik senaryolar var. Ama konunun öneminin daha iyi algýlanmasý için þunu söyleyebilirim. 2 derece, son buzul çaðýna giriþ ve çýkýþ arasýndaki deðiþimdir. En iyimser senaryoda bile lüzumlu tedbirleri almamýz gerektiði ortaya çýkýyor. 2003’ten beri dünyada gýda üretimi azalýyor. Tarýmda azalan verimler kanunu geçerlidir. Artýk teknolojideki ilerleme gýda üretimini artýrmýyor. Önümüzdeki yýllarda su ve gýda konusunda çok ciddi sýkýntýlar, hatta savaþlar göreceðiz. Orman yangýnlarý daha da fazla olacak.

ÝMKÂNINIZ VARSA MALDÝVLER’Ý HEMEN GÖRÜN!

-Somut örnekler verebilir misiniz?

Okyanuslardaki yüksekliði çok düþük adalar sular altýnda kalacak. Mesela, yüksekliði 1-1,5 metre olan Maldivler, Marshall Adalarý... Eðer imkânýnýz varsa sular altýnda kalmadan bu adalarý görün. 2006-2007 Avrupa’nýn en sýcak yýllarý oldu. 1880’den beri sýcaklýk kaydý tutuluyor. Geçen yýl El Nino yýlýydý. 5-6 yýlda bir ‘Golf Stream Akýntýsý’ baþýný oynatýyor. O yýl çok sýcak oluyor. Onun ertesi yýlý yumuþak geçiyor. Bu yýl yumuþak geçen bir yýldýr. Ýklimin ne kadar deðiþtiðini gelecek yýl hissedeceðiz. Alpler’de 606 turizm tesisi var. 12 bin teleferik var. Buradaki iþletmelerin kâr edebilmesi için en az 100 gün açýk olmasý gerektiði hesaplanýyor. Þu anda buradaki 5 aylýk sezon 40 gün azaldý. Ýki derecelik bir ýsýnma ile Alpler’deki tesislerin üçte biri, Almanya’daki tesislerin yüzde 60’ý kapanacak. 4 derece ýsýnma olursa hepsi kapanacak. Bundan sonra kayak 1800 metrenin üzerinde yapýlacak. Mevcut tesisler 1800 metrenin üstüne taþýnacak. Maliyet artacak. Birçok küçük yatýrýmcý iflas edecek. Genel müdürlüðünü yaptýðým þirketin kayak yatýrýmý tahsisi vardý, vazgeçtik. Kâr olmayacaðýný, iyi yatýrým olmayacaðýný biliyoruz. Türkiye’deki kýþ turizmi tahsislerine gösterilen ilgiye þaþýyorum.

-Peki, bu ýsýnma Türkiye’de turizmi nasýl etkileyecek?

Bazý turizm akademisyenlerinin yaptýðý ‘Turizm Ýklim Endeksi’ diye bir çalýþma var. Bu çalýþmaya göre konfor endeksi deðiþiyor. Mesela, sýcaklýk artýþýnýn turizme etkisine dair haritalar çýkarýlarak yapýlmýþ çalýþmalar var. Þu kadarýný söyleyebilirim. Akdeniz Bölgesi için hava sýcaklýðý 2 derece artarsa tahammül edilebilir hava sýcaklýðý sebebiyle sezon 7,5 aydan 4 aya inecek. Ana sezonun eylül-ekim olmasýný bekliyoruz. Yani temmuz-aðustosun tahammül edilemeyecek olduðunu göreceðiz. Bu böyle olurken Avrupa’da havanýn daha da ýlýmanlaþtýðýný göreceðiz. O turistlerin ülkesi tatil cazibesini artýracak. Türkiye açýsýndan sezon kýsalacak. Buna kendimizi þimdiden adapte etmemiz lazým.

-Küresel ýsýnma ile birlikte denizlerin de yükseleceðine dikkat çekiliyor. Büyükþehirler ve turizm merkezlerimizin durumu ne olur?

Kýyýlarda deniz seviyesinin yüzyýlýn sonuna kadar 88 cm’ye kadar yükselmesi öngörülüyor. Deniz seviyesinin dikey olarak 1 cm yükselmesi, yatay olarak 100 cm’ye etki ediyor. Bir metreye yakýn yükselmede Kemer ve Belek sular altýnda kalýr. 49 yýllýðýna tahsise çýkýlan arazilerin ben 49 yýl sonra deniz altýnda kalabileceðini söylüyorum. Türkiye’nin yaklaþýk 8 bin km sahili ve büyük þehirlerinin deniz kenarýnda olduðunu düþünürsek stratejik olarak büyükþehirleri geri çekme planlarý yapmamýz lazým. Ben geçen sene Davos’ta bir toplantýya katýldým. BM Çevre Teþkilatý’nýn Ýklim Deðiþimi ve Turizm konulu bir toplantýsýydý. Turizm Yatýrýmcýlarý Derneði Ýcra Kurulu üyesi olarak Türkiye’den ben katýlmýþtým. Acaba Cebelitarýk Boðazý’na bir baraj yaparsak, Süveyþ Kanalý’na bir baraj yaparsak, Akdeniz ve Karadeniz’in yükselmesini önleyebilir miyiz? Bu konu tartýþýldý. Dünya bilim çevreleri böyle bir öneriyi tartýþacak kadar tehlikeyi yakýn görüyor. Bu toplantýda cevap aranan sorulardan bazýlarý þöyleydi: “Böyle bir durum karþýsýnda balýk göçünü nasýl temin edebileceðiz? Panama Kanalý’nda olduðu gibi havuz sistemiyle gemilerin geçiþini nasýl saðlayabileceðiz. Bu yükselmenin oluþturacaðý zararlarý bu þekilde engelleyebilir miyiz?” Küresel ýsýnmadan dolayý mikroorganizmalarýn ölmesi, denizin dibinde tabaka oluþturuyor. Mesela, bu olay Akdeniz’de çok ciddi noktaya geldi. Bu da denizdeki hayatý tehdit ediyor.

-Bilim adamlarýnýn öngördüðü tehlike karþýsýnda Türkiye’de somut olarak neler yapýlýyor?

Karadeniz’in doðu kýsmýna bir otoyol yaptýk. Bundan dolayý çok gurur duyuyoruz. Hâlbuki bu yol sular altýnda kalacak. Ýklim deðiþikliðini göze alarak bu yolu yapmýþ olsaydýk, iklimin ýlýmanlaþacaðýný Akdeniz gibi önümüzdeki 50 yýl içinde görebilirdik. Bu sahilleri böyle bir otoyol geçirerek periþan etmez, ilerideki turizm için ayýrýrdýk. Daha maliyetli de olsa otoyolu arkadan geçirirdik. Bunu Doðu Karadeniz için yapamadýk. Ýnþallah birileri duyar anlar da bu hatayý Batý Karadeniz’de tekrarlamaz. 88 cm yükselme gerçekleþirse, Mýsýr’daki Nil Deltasý tamamen sular altýnda kalýyor. Bunun haritasý yapýldý. Deniz kaç cm yükselirse nereler sular altýnda kalýr? Bunu bilimsel olarak tespit etmeliyiz. Biz buna göre tesislerimizi yapmalýyýz. Þu anda Türkiye’de turizmin en çok geliþtiði Marmaris ve Bodrum’da balýk çiftlikleriyle ilgili ciddi sorunlarýmýz var. Balýk çiftliklerinin yüzde 51’i Muðla’da, yüzde 30’u Ýzmir’de ve Aydýn’da. Tamamý turizm bölgelerinde. Bunlarýn çoðu Çevresel Etki Deðerlendirme (ÇED) raporu almamanýn yolunu bulmuþ. 10 bin tonun altýnda olursa ÇED raporuna ihtiyaç yok. Hepsi de ne hikmetse 980 bin ton üretim yaptýðýný beyan ediyor. Çiftlikler çevreyi ciddi þekilde kirletiyor. Millî gelirin yüzde 1’ini saðlayan balýkçýlýðýn, yüzde 5’ini oluþturan turizm sektörüne zarar vermesine de izin vermemeliyiz.

KARBONDÝOKSÝT EMÝSYONLARININ YÜZDE 5’Ý TURÝZM SEKTÖRÜNÜN

-Isýnmaya sebep olan gazlarýn salýnýmýnda turizm sektörü de suçlu deðil mi?

Dünyadaki karbondioksit emisyonlarýnýn yüzde 5,5’ini turizm sektörü yapmakta. Önemli bir kýsmý da ulaþým sektöründen kaynaklanýyor. 2007’de Paris’te yapýlan Hükümetlerarasý Ýklim Deðiþikliði Paneli (IPCC)’nde tartýþmalar oldu. Bir kiþinin uçakla Avrupa- Asya seyahatinin oluþturduðu emisyon, Bangladeþli birinin bir yýldaki emisyonuna eþit. Uçak üreticileri buna çözüm bulmalýlar. Hava trafiði daha iyi ayarlanmalý. 20 dakika uçup 25 dakika iniþ için bekliyorsunuz. Bu tip israflar yaþanmamalý. Birçok kuruluþ çevreci görünebilmeyi bir pazarlama yaklaþýmý olarak görüyor. Bu çok tehlikeli bir þey. Çevre ile ilgili bir belgeyi almak ve muhafaza etmek zor olmalý. Kültür ve Turizm Bakanlýðý bir çalýþma yapýyor. Bir genelge çerçevesinde tesislere çevreye duyarlýlýk belgesi verecek.



BÝRKAN’IN ÝLGÝNÇ ANALOJÝSÝ

Ýçinde bulunduðumuz durumu bir analoji (benzetme) ile anlatalým. Dünya, uzay bilimcilere göre 4,6 milyar yaþýnda. 100 milyon yýlý, 1 yýl olarak kabul edelim. Þimdi yerküremiz 46 yaþýnda bir insan. Bu varlýðýn hafýzasýný kaybetmiþ olduðunu düþünelim. Ýki yýl önce de þifa bulup hafýzasýný geri kazandý. 8 ay önce dinozorlar gözüktü. Geçen hafta sonu buzul devri gerçekleþti. 4 saat önce insan diye bir mahlûk bu gezegende hayat buldu. Ziraatý 1 saat önce öðrendi. Yarým dakika önce Sanayi Devrimi oldu. Aman Allah'ým, dünya kirlendi. Kurtuluþu insan eliyle olacak. Bunun için 3 saniyemiz var.



KÜRESEL ISINMA NEDÝR?



Ýnsanlarýn çeþitli aktiviteleri sonucunda meydana gelen gazlarýn miktarlarýnýn artmasýyla yeryüzüne yakýn atmosfer tabakalarýnýn ve yeryüzü sýcaklýðýnýn yapay olarak yükselmesi küresel ýsýnma olarak adlandýrýlýyor. Tespitlere göre küresel ýsýnmada enerji kullanýmý yüzde 49, endüstrileþme yüzde 24, ormansýzlaþma yüzde 14, tarým yüzde 13 oranýnda etkili.

Dünyayý tehdit eden bu geliþmeye karþý 1988’de Hükümetlerarasý Ýklim Deðiþikliði Paneli (IPCC) kuruldu. IPCC, 6 yýlda bir küresel ýsýnmayla ilgili rapor hazýrlýyor. 2007’de açýklanan son rapora göre küresel ölçekte gözlenen ortalama hava ve okyanus sýcaklýklarýndaki artýþlar, kar ve buzullarýn erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi, açýk ve net bir þekilde iklim sisteminin ýsýnmakta olduðunun bir ispatý. Dünya son yüzyýlda 0,74 santigrat ýsýndý. Avrupa’da ise bu rakam 1 derece oldu. Eðer bugünkü üretim ve tüketim kalýplarýnda deðiþiklik yapýlmazsa bu deðiþim yerküre üzerinde deniz seviyesinin yükselmesi, aþýrý hava olaylarý, sýcaklýk artýþý, yaðýþ rejiminin deðiþmesi gibi etkiler oluþturacak. Ciddi afetler ve kitlesel göçler görülecek.

aksiyon
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/