Diyarbakýr karpuzu, Bardacýk inciri, papazeriði, boncuk Ayþe fasulyesi, kavýlca buðdayý, Karacadað pirinci, Foça karasý üzümü... Mekân Anadolu olunca bu listeye binlerce isim sýralamak mümkün.
Binlerce çeþit yabani bitki, binlerce yýlda, binlerce insanýn elinde, bu coðrafyada evrildi, özel ortamlarda kültüre alýndý, lezzetlendirildi. Sonunda adýna 'köylü çeþitleri' dediðimiz ya da teknik olarak 'tarýmsal biyoçeþitlilik' ya da 'genetik kaynak' olarak adlandýrdýðýmýz kültür türleri ortaya çýktý. Bu çeþitler için Anadolu bulunmaz bir cennettir.
Öyle bir bölge düþünün ki daðý, ýrmaðý, vadisi, ovasý, kýyýsý var. Bir yýlda dört mevsimi, yaþayan bir iklim çeþitliliði var, yabani bitki türlerinin çeþitliliði açýsýndan son derece zengin. Bütün bu koþullar belki de yabanýl zenginlik için yeterli olabilir. Ama köylü çeþitlerine ait tohumlarýn çeþitlenmesi için en temel koþul, zengin ve köklü bir kýrsal geçmiþ, uzun bir topraðý iþleme tarihi, kýsacasý toprak kültürü. Yani Çatalhöyük, yani Çayönü, yani Mezopotamya, yani Karacadað. Anadolu bugün yaygýn olarak kullanýlan birçok temel gýdanýn anavataný. Örneðin buðdaygillerin hemen hepsi, bezelye ve mercimek çeþitleri Anadolu topraklarýnda kültüre alýndý.
Anadolu'da yarattýðý damak tadý ve kültür sonucunda oluþan ve hâlâ oluþmaya devam eden köylü çeþitleri, hemen hepsi atadan kalma, Ýngilizce deyimiyle 'heirloom' ya da Türkçesiyle 'evladiyelik' tohumlardýr. Bunlar kýsýr olmayan, kendi ortamýna tam uyum saðlamýþ, çok az bir emekle, neredeyse gübresiz, ilaçsýz, hatta çoðu yerde susuz yetiþen, sofralarýmýzýn tadý tuzu olan binlerce deðiþik gýdanýn üretildiði tohumlardýr.
Malum yok oluþ çaðýnda yaþýyoruz. O nedenle evladiyelik köylü çeþitlerinin de yok olmaya yüz tutmasýna þaþmamak gerek. Nedenleri çeþitli; pazar talepleri ve kalite standartlarý, çiftçilik yaþamýnýn deðiþen koþullarý, tüketicilere ulaþýmdaki zorluklar, üretim hacimleri, uluslararasý politikalar, ulusal politikalar vesaire vesaire.
Bugün tarýmda köylü çeþitlerimizin yerini büyük oranda 'hibrit' baþka bir deyiþle 'melez' tohumlar almýþ durumda. Hibrit tohum, bir bitki çeþidinin belli özellikleri için özel olarak seçilmiþ bireylerinin melezlenmesi sonucunda elde edilir ve bu özellikler bakýmýndan seçilen bireylerden daha belirgin nitelikli, yeknesak özellik gösterir. Zira bir avuç buðday içinde çeþitli özellikler gösteren, farklý özellikte birçok buðday tohumu vardýr ki bu da, tek tip ürün talep eden bir pazar için istenen bir durum deðildir. Hibrit tohum üretimi sýrasýnda gerçekleþtirilen kendilenme iþlemi ile amaç, belli özellikler bakýmýndan ayný tip, homojen ürün elde etmektir. Örneðin soðuða dayanýklý, raf ömrü yüksek, kalýn kabuklu domates gibi.
Hibrit tohumlarýn bazýlarý ilk ekimlerinde dahi hiç tohum vermezken, bir kýsmý tekrar ekildiklerinde tohum verir ancak, iþin doðasý gereði çýkan bitkideki tohumlarda anaç hatta yani çeþitlenmeye dönüþ eðilimi olduðundan yeknesaklýk gitgide bozulur ve ilerleyen zamanlarda ekime devam edilirse baþlangýçta vaat edilen verim elde edilemez. Bu nedenle her yýl tohum yenilenmesi önerilir.
Türkiye, üretimi yeterli olmadýðý için birçok ürünün tohumunu ithal etmek zorunda kalýyor. Standart veya hibrit olarak tohumu ithal edilen ürünlerin arasýnda buðday, mýsýr, çeltik, nohut, fasulye, soya, þekerpancarý, ayçiçeði, patates ve çeþitli sebzeler var. Ülkemizde örtü altýnda yapýlan sebze üretiminin tamamýna yakýný hibrit tohumlarla yapýlýyor ve büyük ölçüde Hollanda, Fransa, Ýsrail ve ABD'den ithal ediliyor. Üniversite, araþtýrma enstitüleri ve Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý'nýn tohum üretimi konusunda çalýþmalarý devam ediyor olsa da Türkiye her yýl yaklaþýk 50 milyon dolarlýk tohumu ithal ediyor.
Türkiye'de tohumlarla ilgili birçok kuruluþ var. Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý'nýn üç ayrý genel müdürlüðündeki birimler, araþtýrma enstitüleri ve üniversitelerimiz tohumculuk konusunda çalýþýyorlar. Tohumlarýn saklanmasý, genetik kaynak olarak korunmasý, ýslahý, kayýt altýna alýnmasý ve tescillerini konu alan mevzuatýn da geçmiþi çok uzun zamana dayanýyor. Ýlki 1963 yýlýnda çýkan tohumculuk yasasý, 2006 yýlýnda revize edildi. Bugün yürürlükte otuzun üzerinde hukuki düzenleme var.
Bir yanda her yýl yeniden ihtiyaç duyulan hibrit tohumlar var. Üstelik bu tohumlardan yapýlan üretim tarýmda kimyasallarýn yoðun kullanýmýný da teþvik ediyor ve gerekli kýlýyor. Diðer yanda tarýmsal biyolojik çeþitliliðin temel taþlarý köylü çeþitlerimiz ve bu çeþitleri devam ettiren, üretimlerinin sonucu olarak doðayý da koruyan küçük ölçekli çiftlikler var. Ýlk ürün, son ürün, üretim süreci ve taraflar iki yöntemde tamamen farklý. Bir tüketici olarak gýdanýzý seçerken dikkatli olmak için önemsiz bir ayrýntý mý sizce?
YAZI: GÜNEÞÝN AYDEMÝR, Buðday Ekolojik Yaþamý Destekleme Derneði Köylü Çeþitleri Ýçin Yerel Tohum Aðý Projesi Direktörü
Atlas Þubat 2009, sayý 191
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/



LinkBack URL
About LinkBacks




Alýntý ile Cevapla