Bakýþ Sohbetleri'nin bu haftaki konuðu olan Kayýsý Araþtýrma Geliþtirme Vakfý Müdürü Doç. Dr. Bayram Murat Asma ile Malatya'nýn kayýsý gerçeðini konuþtuk.
Deneme üretimi yapýlan erkenci ve geç olgunlaþan kayýsý çeþitleri üzerinde araþtýrmalarýný, yeni projelerini sorduk. Pazarlamadaki sorunlarý ve Malatya kayýsýsýnýn yurt dýþý pazarlarýnda yerini öðrenmeye çalýþtýk. Kayýsýnýn Malatya'nýn bir markasý olduðuna dikkat çeken Asma, Kayýsý Araþtýrma Enstitüsü'nün kurulmasý gerektiðini belirtiyor ve kayýsýda yaþanan sorunlarýn çözülebileceðini düþünüyor.
BAKIÞ: Kayýsý Araþtýrma Geliþtirme Vakfý, kayýsý ile ilgili bilimsel çalýþmalar ve bazý projeler yürütüyor? Þu anda hangi projeler devam ediyor?
Doç Dr. BAYRAM MURAT ASMA: Bizim çok sayýda projemiz var. Ben, aðýrlýklý olarak genetik ve ýslah konusunda çalýþýyorum. Genetik ve ýslah konusu, öncelikli olarak üzerinde durulmasý gereken bir konu. Neden diye soracak olursanýz? Malatya'nýn kayýsýlarý dünyada en kaliteli kayýsý olarak tanýnýyor. Sebebi de kurutmalýk, þekeri yüksek, oldukça gösteriþli ürünlere sahip. Ama bunlar mesela 1920 veya 1930'larda ýslah edilmiþ. 70-80 yýl önce ýslah edilmiþ kayýsýlarý kullanýyoruz. Ama dünyada deðiþen tüketici tercihleri var. Biz gelecekte insanlarýn tercihlerinde deðiþiklikler meydana geleceðini düþünerek, bugünkünden daha farklý, daha kaliteli ve daha üstün yeni kayýsý çeþitleri geliþtirmek istiyoruz.
Bu amaçla 2001 yýlýnda Çok Amaçlý Kayýsý Islah Projesi geliþtirdik. Devlet Planlama Teþkilatý, TÜBÝTAK, Malatya Kayýsý Tanýtma Vakfý, Ýnönü Üniversitesi, Meyvecilik Araþtýrma Enstitüsü, Tarým Bakanlýðý, Tarým Ýl Müdürlüðü, Ziraat Meslek Lisesi gibi birçok kurumun deðiþik destekleri var. Mesela, Meyvecilik Araþtýrma Enstitüsü'nün suyunu, Tarým Ýl Müdürlüðü'nün arazisini, TÜBÝTAK'ýn parasýný kullanýyoruz. Ýnönü Üniversitesi de bize maddi anlamda destek veriyor.
Projemizin alt projeleri de var. Mesela “Geç Olgunlaþan Sofralýk Kayýsý Islah Projesi.” Bu bir alt projedir. Bir diðeri, “Kurutmalýk Üstün Yeni Kayýsý Projesi.” Bir baþka projemiz, mesela Temmuz ayýnda Hasanbey dýþýnda bizim sofralýk kayýsýmýz olmaz. Temmuz ayýnda 80-100 gr gelen yeni kayýsý çeþitleri oluþturmak istiyoruz. Avrupa'da çok ciddi sýkýntýlara yol açan, Malatya'da olmayan, gelecekte çok ciddi sýkýntýlara yol açacak bir hastalýk var.
Þarke Virüsü denilen bir hastalýk. Bu Þarke Virüsü Malatya'da yok ama Kahramanmaraþ'a kadar geldi. Virüs hastalýðý olduðu için kimyasal mücadelesi yok. Ya siz aðaçlarýnýzý sökeceksiniz, ya da bu hastalýða dayanýklý yeni kayýsý çeþitleri geliþtireceksiniz. Malatya'nýn Hacýhaliloðlu, Hasanbey gibi kayýsý çeþitleri bu hastalýða karþý son derece hassas. Þimdi bizim baþka bir projemizle, Avrupa Birliði fonlarýnca desteklenen Þarke Virüsü'ne dayanýklý yeni kayýsý çeþitleri geliþtirmek istiyoruz. Mesela kuraklýk artýk çaðýmýzýn bir gerçeði. Biz son zamanlarda soðuða dayanýklýlýk ve kuraklýk konusunda çalýþmalara baþladýk. Esasýnda kayýsý, badem gibi, asma gibi susuzluða dayanýklý ama aðacý 15-20 günde bir su vermeye alýþtýrdýysanýz bu aralýklarla sulamak zorundasýnýz. Yani bir insan gibidir. Nasýl alýþtýrýrsanýz öyle gider. Biz diyoruz ki acaba kuraklýða dayanýklý kayýsý geliþtirebilir miyiz?
Mesela geç olgunlaþan bizim için bir hayaldi. Ama bakýnýz bugün bunu üretebildik. Tamam. Çok kaliteli deðil ama biz bu aþamaya projemizin daha yüzde 10'unda geldik. Þu anda bizim elimizde 8 bin tane meyve vermesi gereken aðacýmýz var, ama biz 2 bin tane aðaçtan ürün almaya baþladýk.
Harika þeyler çýktý ortaya. Gelecek sene bu 8 bin aðaç 20 bin olacak. 20 bin olmasýnýn anlamý þu: Milli Piyango'dan ne kadar çok bilet alýrsanýz þansýnýz çok olur ya, bizim de ne kadar çok aðacýmýz olursa o kadar þansýmýz yüksek olur.
BAKIÞ: Þimdi bunca aðaç var ve hepsinin bakýmý, ilacý, gübresi, suyu var. Bu da bir maliyet gerektiriyor. Maddi imkanlarýnýz ne durumda? Yeterli oluyor mu?
BAYRAM MURAT ASMA: Bizim imkanlarýmýz çok kýsýtlý. Öyle bize ayrýlmýþ milyarlarca paramýz da yok. Sayýn Valimiz bize bu konuda talepte bulunduðumuzda destek oluyor. Sayýn Rektör'den istiyoruz. TÜBÝTAK destekliyor. TÜBÝTAK bizi çok ciddi destekliyor. Üç yýlda bize 150 bin YTL para verdi.
BAKIÞ: Çok ciddi projeleri yürütmek için bu rakam yeterli mi? Ya da olmasý gereken rakam nedir?
BAYRAM MURAT ASMA: Bizim projenin bütçesinin en az 1-2 milyon YTL olmasý gerekiyor. Neden? Çünkü 10 bin tane aðaca 1'er kg gübre verseniz 10 bin ton eder. Onun suyu, ilacý, gübresi inanýlmaz rakamlar.
BAKIÞ: Ýnönü Üniversitesi'ne baðlý olarak Ziraat Fakültesi'nin kurulmasý sizin çalýþmalarýnýzý nasýl etkiler?
BAYRAM MURAT ASMA: Tabi ki olumlu etkiler. Bunun için çare aranýrsa çare çok. Bugün Ýstanbul Üniversitesi'nde Ýktisat Fakültesi var ama Ýstanbul Üniversitesi'nde Muhasebe Enstitüsü kurulmuþ. Malatya'da neden Kayýsý Araþtýrma Enstitüsü olmasýn? Bu Malatya'ya bir güç katar. Hem ziraat fakültesi olsun, hem de Kayýsý Araþtýrma Enstitüsü olsun. 1976 yýlýnda bizim kayýsýda kazandýðýmýz para 6 milyon dolar. 28 yýllýk süreçte ne kadar para getirdiði ortaya çýkmýþ. 28 yýlda bugün 300 milyon dolara çýkmýþ. Önümüzdeki 10 yýl içinde neden bu rakam 1 milyon dolar olmasýn?
BAKIÞ: 300 milyon dolar tekel olduðumuz bir ürün için elbette yetersiz…
BAYRAM MURAT ASMA: Tabi ki bu yetersiz. 300 milyon dolar dediðiniz nedir ki? Dünyanýn en güzel kayýsýsýn yetiþtirelim, böyle güzelliklere sahip olalým, 300 milyon dolar yeterli olsun?
BAKIÞ: Ýspanya'da, Ýtalya'da ve dünyanýn birçok ülkesinde kayýsý yetiþtiriliyor. Hatta Ýspanya'nýn, Ýran'ýn bizden fazla kayýsý ürettiði söyleniyor. Þimdi bunlardan hangisi doðru? Biz, kuru kayýsý üretimde mi bir numarayýz?
BAYRAM MURAT ASMA: Biz önce bütün bu tartýþmalarýn tümüne son vermek için þöyle bir çalýþma yaptýk. 1990 yýlýnda doktora tezim için Malatya kayýsýlarýnýn özelliklerini yazmak istedim. Broþürün dýþýnda baþka bir þey yoktu. 2000 yýlýnda Kayýsý Yetiþtiriciliði, 2004 yýlýnda Miþmiþ, 2005 yýlýnda Kayýsýda Kükürt Sorunu, 2007 yýlýnda Kayýsý Yetiþtiriciliði Projesi, 2008 yýlýnda Anýlarda Kayýsý kitaplarýný yayýnladýk. Bizim amacýmýz þuydu. Her kafadan bir ses çýkmasýn. Bilen ile bilmeyenin söyledikleri ayný kefeye konulmasýn. Tabi ki bu konuda farklý görüþler vardýr. Ama gerçeði þudur: Türkiye, yýlda 500-900 bin ton yaþ kayýsý üretiyor. Bunun büyük bir bölümünü kurutmalýk olarak deðerlendiriyor. Ýkinci sýrada Ýran geliyor. Ýran'ýn üretimi 250-280 bin ton. Esasýnda ikinci sýrada Baðýmsýz Devletler Topluluðu geliyordu ama onlar daðýlýnca ülkelerin üretimi tek tek sayýlmaya baþlandýðý için ikinci sýrada Ýran geliyor. Üçüncü sýrada Pakistan, dördüncü sýrada Ýspanya, beþinci sýrada Ýtalya geliyor. Ýspanya ve Ýtalya'nýn üretimi 150 ile 200 bin ton arasý. Ama Ýspanya ve Ýtalya þunu yapýyor. 1 kg yaþ kayýsýyý erken hasatlýyor, organize olmuþ ve 3-4 Avro'ya satýyor. Fransa, 50-80 bin ton kayýsý ihracatýndan 250 milyon dolar para kazanýyor.
Þimdi ben size soruyorum. Biz 4 kg yaþ kayýsý kurutuyoruz. 1 kg kuru kayýsý elde ediyoruz. 2 liradan satýyoruz. Onlar 1 kg yaþ kayýsýyý 2 liradan satýyor. Hangisi daha kazançlý?
Bizim bu projemizin tabaný bu. Biz diyoruz ki dünyaya Haziran ayýnýn birinci haftasýndan itibaren Ekim ayýnýn sonuna kadar sürekli arz edebilelim.
BAKIÞ: Dünyada yaþ kayýsý üretim nedir? Hangi ülkeler ne kadar üretiyor?
BAYRAM MURAT ASMA: Dünyada 100 bin tonun üzerinde yaþ kayýsý üreten ülke sayýsý 7'dir. Türkiye, Fransa, Ýspanya, Ýtalya, Ýran ve Pakistan. Ama bana göre bizim kayýsýlarýmýz dünyanýn en kaliteli kayýsýlarýdýr. Kayýsýnýn erkenci olmasý, geç olmasý bir deðerdir. Tadý güzel, þekeri güzel Malatya kayýsýsýnýn güzelliði boþta kazanýlmýþ bir güzellik deðil. Dünyanýn en ünlü bilim adamlarýný Malatya'ya davet ettik. Bizim kayýsýlarýmýzý yediklerinde çok þaþýrdýlar. Ama biz bunu yeterince deðerlendirebiliyor muyuz? Deðerlendiremiyoruz.
BAKIÞ: Piyasaya Haziran ayýndan Ekim'e kadar yaþ kayýsý sunmak bizim ticaret hacmimizi elbette arttýracak. Ancak bunun dýþýnda pazarlamada ne gibi sýkýntýlarýmýz var? Ýþ adamlarýmýz kayýsý ile ilgili bilimsel çalýþmalardan yeteri kadar yararlanýyorlar mý?
BAYRAM MURAT ASMA : Malatya'da kayýsý yetiþtiriciliðinin iki temel sorunu var. Bir tanesi yetiþtiricilik aþamasýnda bir tanesi de pazarlama aþamasýnda. Yetiþtiricilik aþamasýnda 2004 yýlýnda Malatya'da çok þiddetli bir don olayý meydana geldi. 100 bin ton kuru kayýsý üreten Malatya 20 bin ton kuru kayýsý üretti. Üretimin yüzde 80'i kaybolup gitti. Son zamanlara kadar Malatya'da aile iþletmeleri vardý, ailenin gelini, kýzý, kendi çocuðu iþletmelerde çalýþýrdý ama þimdi artýk aileler küçüldü, iþçi sorunu var. Dýþardan gelen mevsimlik iþçiler bu iþi tam bilmiyor. Ýþçilik maliyetleri çok yükseldi. Mekanizasyon çok az. Bir baþka sorun, pazarlama aþamasýnda kuru kayýsýya yönelik pazarlama kurulmuþ. Örneðin Malatya'da, yaklaþýk 700 tane kayýsý ticareti ile uðraþan kiþi var, 33 tane de kayýsý ihracatý ile uðraþan firma var. Bunun Ýzmir, Ýstanbul gibi illerde 10-15 tane ihracatla uðraþan insan var. Bunlarýn yüzde 90'ý kuru kayýsý ihracatý yapýyor. Yani bütün sistemini, bütün hedeflerini ona göre koymuþ. Son zamanlarda yaþ kayýsý ihracatýnda Malatya'da kýpýrdanmalar var.
4 -8 bin ton arasýnda yaþ kayýsý ihracatýndan bahsediliyor. Peki Malatya 50 bin ton yaþ kayýsý ihraç edebilir mi? Tabi ki edebilir. 50 bin ton yaþ kayýsý ihracatýný 2 dolardan hesaplarsanýz bakýn kuru kayýsýya ilave olarak da 100 milyon dolar da yaþ kayýsýdan gelir elde edersiniz. Kayýsý Malatya'da sosyal bir ürün. Yani kayýsý Malatya'da herkesi ilgilendiriyor. 300-350 milyon dolar kayýsýnýn Malatya'ya girdisinin olduðunu tahmin ediyoruz. Bunun en az 150 milyon dolarý tüccarýn eline geçse yaklaþýk 250 milyon dolar da Malatya'nýn ekonomisine giriyor. Dolayýsýyla kayýsý Malatya ilinin dinamiði. Ama pazarlamayý tam profesyonelce yapamýyoruz.
BAKIÞ: Malatya'da soðuk hava deposu kapasitesi düþük. Bunun acilen yaygýnlaþtýrýlmasý gerekmiyor mu?
BAYRAM MURAT ASMA: Yaþ kayýsýda soðuk hava depolarý olmasý lazým. Soðutuculu kamyonlar olmasý lazým. Çünkü kayýsý, dalýndan koptuðu an bozulmaya baþlýyor. Bunun dalýndan koparýlýr koparýlmaz mutlaka soðutucu sistemi bulunan kamyonlarýn içerisinde soðutmaya alýnmasý ve soðuk hava depolarýna konulmasý lazým. Alt yapýnýn oluþturulmasý þart. Bir de Malatya'da bu iþe kafa yoracak insanlarýn artmasý gerekiyor. Yok demiyorum, var ama yetersiz. Bizim için yurt içi pazar önemli ama asýl hedefimiz yurtdýþý olmalý.
Ýngiltere'de, Amerika'da, Almanya'da, Fransa'daki marketlere girmesi gerekiyor. Þu göz ardý ediliyor. Mesela Washington dendiði zaman portakal olduðunu anlýyoruz deðil mi? Neden Amerika'daki en ünlü maðazada, Beydaðý ismi, Anadolu ismi, Malatya ismi marka olmasýn ki?
devamý.........
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/



LinkBack URL
About LinkBacks



Alýntý ile Cevapla