Ordu Ticaret Borsasý Baþkaný Nejdet Gürsoy "Türkiye'de fýndýk dahil hiçbir tarým ürününün stratejisi yok. Dolayýsýyla fýndýkta sezonluk üretilen politikalarla bu vakte kadar sorun çözülmemiþtir, tam tersi günden güne büyüyerek kronikleþmiþtir. Dolayýsýyla da sezonluk politikalarla geçici çözüm üretilebiliyor. Ama bu sorununu çözmüyor." dedi

Ordu- Fýndýkta yapýlan hatalarý yýllardýr dile getirdiklerini, buna raðmen ayný hatalarýn yapýlmaya hala devam edildiðine dikkati çeken Ordu Ticaret Borsasý Baþkaný Nejdet Gürsoy, yapýlan hatalarý þöyle açýklýyor:

“Fýndýk sistemi olmayan bir tarým ürünü. Ama ne yazýk ki Türkiye’ye baktýðýmýz zaman sadece fýndýk deðil, hiçbir tarým ürününün bir politikasý olmadýðýný görüyoruz. Dolayýsýyla bir politikasý veyahutta sistemi olmayan bir ürünün ileriye dönük stratejisi de olmuyor. Olursa da bu strateji sezonluk oluyor. Bu da fýndýðýn ana bugüne kadar birikmiþ olan sorunlarýný ya da baþka bir tabiri ile kronikleþmiþ hastalýðýna çözüm getirmiyor. Sorunlar sabit kalýyor sorunlarýn karþýsýnda geçici desteklerlerle piyasayý rahatlatýcý tedbirler alýyoruz. Þimdi ayný olayý 2008 fýndýk sezonu için bekliyoruz. Bu bir çözüm deðildir ama ortada olan bir gerçek var ki; bu da bu üründen geçinen yüz binlerce aile ve Türkiye’ye gelecek olan döviz girdisinin yine geçmiþte olduðu gibi hükümetin açýklayacaðý sezonluk politikaya baðlý kalmýþ olmasýdýr. Bu politikalara göre fýndýk piyasasý oluþacak ama fýndýk sistemini yine kuramayacak, dolayýsýyla bu da fýndýk için kesin bir çözüm olmayacaktýr.”

Nejdet Gürsoy, bir dönem Fiskobirlik, bir sonraki dönem TMO aracýlýðý ile devletin fýndýða müdahil olmasýnýn da çözüm olmadýðýný belirterek, “Devlet çýkýyor fýndýða para veriyor, yani arz fazlasýný aldýrýyor. Eskiden Fiskobirliðe aldýrýyordu, þimdi Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’ne aldýrýyor. TMO’ya aldýrttýðý arz fazlasý fýndýðý piyasada fiyat istikrarýný saðladýðý için sattýramýyor. Bu da bir sistem deðil. Yani devlet fýndýðý alacak, deposuna koyacak, buna da görev zararý yazacak. Bunlara ciddi rakamlar ödeniyor. TMO’nun bu zamana kadar fýndýða verdiði para 1,5 milyar dolar civarýnda. Diðer taraftan baktýðýnýzda bunun bir sistem, bir yol, gelecekte bir çözüm olmadýðýný, bir yerde bu sistemin bir yerde týkanacaðý veya patlayacaðýný göstermekte. O halde sistem kalýcý olmalýdýr. Özellikle de hükümetlere göre deðiþen deðil, giden hükümetin de, gelenin de devamlýlýðýný sürdüreceði ve uygulayacaðý bir sistem olmalýdýr.” diye konuþtu.

Türkiye’nin sistemsizlik nedeniyle fýndýkta kendisine ciddi rakipler yarattýðýna da iþaret eden Ordu Ticaret Borsasý Baþkaný Nejdet Gürsoy, özellikle Azerbaycan ve Gürcistan’ýn gelecekte fýndýk konusunda Türkiye’nin en ciddi rakiplerinden olacaðýný söyledi. Gürsoy, “belirlenecek politikalarýn içerisinde; Türk fýndýðýna ciddi rakip olan bu ülkelerin fýndýðýný nasýl pasifize edebiliriz, nasýl pazarlama payýmýzý böldürmeyiz gibi stratejileri de ivedi olarak tespit etmemiz gerekiyor.” dedi.

Nejdet Gürsoy alýnmasý gereken tedbirleri de þöyle sýralýyor:

“Öncelikle Devletin üreticiyi deðil, ürününü desteklemesi lazým. Çünkü ürün desteklendiðinde serbest piyasada fiyat da destekleniyor. Fiyatýn desteklenmesi ile beraber hem içerde, hem dýþarýda maalesef fýndýðýn arzý ve üretimi de artýyor. Bugün ürünün, özellikle fiyatýn desteklenmesinden dolayý Türkiye’nin dikim alanlarý nereden baksanýz 750 bin hektara yanaþtý. Neden dikim alanlarý arttý diye sorarsanýz; Türkiye’de bir kilogram fýndýðýn kilosu 5 YTL olunca bir ton fýndýktan 5 bin YTL alan üretici, bakýyorsunuz bunu 15 ton patatesten ancak alabiliyor. Dolayýsýyla da fýndýk daha cazip hale geldiðinden mýsýrcýsý da, patatescisi de, pirinçcisi de fýndýða yönelerek dikim alanlarýnýn artmasýna sebep veriyorlar. Dýþarýda ise hakeza eskiden kentali 350 dolara satýlan fýndýk birden 800-900 dolara çýkýnca dýþ ülkelerde de ayni þekilde fýndýk cazip ve devletlerin teþvik ettiði bir ürün haline geldi. Sonuçta da dünyada fýndýk dikim alanlarýnýn artmasý kaçýnýlmaz oldu.

Bu tablo karþýsýnda Türk fýndýðýnýn kesinlikle çok acele olarak bir sisteme kavuþturulmasý gerekiyor. Ýlk ana hedef de bu olmalýdýr. Yani sezonluk politikalar sadece fýndýðýn geçici nefes almasýný saðlar ama nihai çözüm istiyorsak fýndýk sistemine kavuþturulmalýdýr.

Bunun yanýnda devlet ürünü deðil, üreticiyi desteklemelidir. Artý bu destek fýndýk kendi sistemini tam kurana kadar da devam etmelidir. Bunda da kastým da þudur; bir serbest piyasa düþünün, böyle bir ortamda bugünkü bu serbest piyasa koþullarýnda fýndýk alýnýp satýlýyor ama devlet desteði yok diyelim. Öyle bir ortamda fýndýk piyasasýný analiz ettiðimizde üreticinin yanýnda direnç mekanizmasýný oluþturacak bir güç yok, fýndýk satýcýsýnýn yanýnda da maalesef böyle bir güç yoktur. O zaman da tamamen inisiyatif alýcýnýn elinde oluyor. Geçmiþteki istatiksel verilere baktýðýmýzda da fiyatlarýn sert düþüþünün ve piyasanýn alýcýnýn inisiyatifine bu nedenle kaldýðýný görüyoruz. Bunun için devlet bugün burada dengeleri kurana kadar bir kurumu (ki bu kurum bugün TMO’dur) görevlendirmek zorundadýr. Aksi takdirde serbest piyasa koþullarýnda denge olmadýðý için alýcýnýn fiyatýna bir noktada teslim oluyoruz.

Bunlar için de ne yapmamýz gerekir denildiðinde; kýsaca ilk etapta Lisanslý Depoculuk A.Þ. kurulmalýdýr. Oluþturulacak olan ürün politikasýnýn içerisinde en önemli ayaklardan bir tanesi Lisanslý Depoculuk A.Þ.’nin kurulmasýdýr. Buna alýþýk olmayan ve bunu tanýmayan üreticileri de lisanslý depoculuða teþvik ederek yönlendirmek gerekir. Örneðin; zirai gelir stopaj vergisinden Lisanslý Depoculuk A.Þ.’ye fýndýk veren üreticilerin muaf tutulmasý gibi teþvikler olabilir.

Diðeri de Fiskobirlik konusudur. Fiskobirlik fýndýkta büyük bir kuruluþtu ama þimdi sadece ismi kaldý. Böyle bir kooperatifin geçen seneden bu yana kendini yenileyici en ufak bir hamle yapamamasý Fiskobirliðin fýndýðýn dýþýnda kaldýðýný göstermektedir. Þimdi Fiskobirlik ya yeniden öz kaynaklarýný gözden geçirip, borçlarýný ödeyip yeniden yapýlanarak güçlü bir þekilde fýndýk piyasasýna girmesi gerekir. Eðer bu olmuyorsa, süratle köy kooperatiflerini teþvik etmek gerekir. Örneðin; 10 tane köy kooperatifi kurulsa ve her biri 10 milyon kilo fýndýk alsa 100 milyon kilo fýndýk yapar. Dolayýsýyla küçük ortaklý kooperatiflerin kurulmasý için teþvik edilmesinde en azýndan arz fazlasý olan fýndýðýn iç piyasaya birden akýþý engellenerek kendi ortaðý olan üreticilerin de korunmuþ olmasý saðlanabilir.

TMO fýndýkta kalýcý deðildir. Bugünkü görevi Fiskobirliðin yerine arz fazlasý fýndýðý almak için görevlendirilmiþ bir kurumdur. Bu sene de ayný kuruma ihtiyaç vardýr. Sistem kurulana kadar da devam etmelidir.

Fýndýkta sorunlarýn çözümlenmesi için; radikal tedbirlerin de alýnmasý þarttýr.

Ürün deðil üretici desteklenmelidir. Gerçek üretici envanteri çýkarýlmalýdýr. Çiftçi Kayýt Sistemi tekrar gözden geçirilecek. Tabi bu sistem kurulana kadar bazý sesler gelecek. Ama radikal davranýlarak, kararlý adým atýlarak uzun vadede çözümleri de getirebiliriz. Ama bu çözümler oluþurken fýndýk piyasasýnda mutlaka gerek üretici kesiminden olsun, gerekse fýndýk ticareti yapan kesimden olsun, sanayi veya ihracatçýdan olsun bazý rahatsýzlýklar ve þikayetler olacaktýr. Tabiî ki sistemin oturmasýnda bu tip rahatsýzlýklarýn yaþanmasý da normaldir. Çünkü senelerdir kronikleþmiþ olan bir sorunun çözümü kesinlikle kolay deðildir. Ama kararlý ve ýsrarcý olunursa bence fýndýk sistemine de kavuþturulabilir.”



Bir ay sonra baþlayacak yeni fýndýk sezonu böyle sessizliðin devam etmesi durumunda sýkýntýlý ve fýrtýnalý bir sezon yaþanabileceðini söyleyen Nejdet Gürsoy, þu deðerlendirmeyi yaptý:

“Aslýnda bundan sonra hiçbir kimsenin fýndýk ile ilgili konuþmamasý lazým. Ben aylardýr görüyorum ve söylüyorum. Fýndýðýn tarihinde ilk defa böyle bir rekolte olacaðýný, tarihinde ilk defa böyle bir rekolte çuvala girerse de yaþanabilecek endiþeleri tahmin ediyorum. Geçen sene 525 bin rekolteli bir sezonda serbest piyasa 4.3 YTL ile bir fiyatla almaya baþlayýp sezon sonunda 3,4 YTL’ye kadar fiyat düþmüþtür. Beklenen 800 - 850 bin tonluk bir rekolte gerçekleþirse ve hala da buna sessiz kalýnýrsa ve ne gibi bir strateji, politika uygulanacaðý açýklanmazsa tabiî ki böyle bir piyasada maðduriyetin olmasý kaçýnýlmaz olur. Dolayýsýyla maðduriyetler yaþandýðý zaman konuþmanýn da hiçbir anlamý yoktur.

Biz diyoruz ki; siyasi deðiliz, doðrularý konuþmak ve ayrýca senelerden beri mesleðimiz olan fýndýðýn içerisinde olan bir kiþi olarak bu sezon yaþanabilecek sýkýntýyý gördüðümüz için de ikaz etmek durumundayýz ve bugün de bunu yapýyoruz. Dolayýsýyla 2008 sezonunun zor bir sezon olacaðýný görüyoruz bu yaþanacak olan zor sezonda maðduriyetlerin felakete dönüþmemesi için de geçmiþe göre çok daha iyi bir strateji tespit etmemiz gerekir. Aksi olursa 2008 fýndýk sezonunda sýkýntý ve maðduriyet kaçýnýlmaz olur.”

Cumhuriyet
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/