Soğuk algınlığı, hazımsızlık, kabızlık, ishal, yorgunluk ve uykusuzlukgibi sorunları ortadan kaldıran ve piyasada birçok çeşidi bulunanbitkisel çaylar sanıldığı kadar yararlı ve masum değil. AnkaraÜniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği öğretim üyesiProf. Dr. Kamuran Ayhan, 2003'te Almanya'da 13 aylık ve daha küçükbebeklerde yaşanan "Salmonella enterica serotype Agona" salgınınınTürkiye'den giden anason çayından kaynaklandığının açıklanması üzerinebir araştırma başlattı. Popüler Bilim dergisi, Prof. Ayhan'ınAlmanya'da yaşanan olaya çok inanmayıp rahatsız olduğu için yaptığı veTürkiye'de piyasada satılan bazı bitki çaylarını mikrobiyolojikkalitesi yönünden incelediği araştırmanın sonuçlarına yer verdi Prof.Dr. Ayhan, Türkiye'de uzun yıllardır bitki çaylarının çok sıktüketildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:"Çalışmamızda Ankara, Bolu ve Mersin'deki market ile aktarlardanpaketlenmiş ve naylon poşetlerde açık satılanlar da dahil olmak üzeretoplam 56 çeşit çayı analiz ettik. TSE, bitkisel çaylar için kalitestandartı belirlememiş, bizim araştırmamızda çıkan sonuçlar AvrupaBirliği kriterlerinin üzerinde. AB'nin mikrobiyel kontrol limitlerindetüketime uygun gıdaların 25 gram örneğinde salmonella bulunmamasıgerekmektedir. Biz bitki çaylarının yüzde 23'ünde E. Coli belirledik" Prof. Dr. Kamuran Ayhan, paketli örneklerde açıkta satılanlardan dahafazla mikroorganizma çıktığını belirterek, çayların nasılkurutulduğunun ve nasıl depolandığının çok önemli olduğunu söyledi.Ayhan, mikroorganizmalardan korunmak için, çayın ılık ve soğuk suyerine kaynamış su ile 5 dakika demlenerek tüketilmesi gerektiğiniifade etti. Küf sayısının yüksek olmasının mikotoksin olabileceğinigösterdiğini belirten Ayhan, "Bunlar uzun yıllar çok yüksek miktardaalınırsa karaciğer ve böbreklere zarar verebilir. E.Coli ve salmonellagibi mikroorganizmaların vücuda girmesi gıda zehirlenmesine nedenolur. Ateşlenme kusma gibi etkileri olur" diye konuştu.Birçok mikroorganizma yüksek sıcaklıkta demlemeyle yok olurken sporlubakteriler bu şekilde de yok edilememektedir. Araştırmalarda termolfilik mikrofloranın bir kısmının bitkilerin sıcaksu ile demlenerek hazırlanmasından sonra bile canlılıklarınıkoruyabildikleri, bitki çaylarının toplam bakteri, kolifirm grububakteri, fekal streptokok ve küf sayısı bakımından yüksek düzeylerdebulunabildikleri hatta B. cereus, Salmonella spp. ve C. perfringens'inbirçok örnekte var olabildikleri görülmüştür. Sporlu bakterilerintürleri, termal dirençleri sayesinde kısa süreli olarak yüksek ısıyamaruz kaldıklarında gelişmelerini sürdürmektedir. Bu nedenle tümmikroorganizmaların ve küflerin büyük çoğunluğunu yok ettiğinden,gerekli görüldüğünde ışınlama tekniği kullanılabilir. Türk GıdaKodeksi'nin izin verdiği en yüksek oran olan ışınlama dozu 10 kGy ileışınlama işlemi yapılabilir. Böylece bitki çaylarının mikroorganizmayükü azaltılabilir
-yeniçaggazetesi alıntı-
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/