Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacýlýk Fakültesi, Türkiye'deki týbbi bitkilerin tanýtýlmasý için herbaryum çalýþmasý baþlattý. Herbaryum, kurutulmuþ bitki örneklerinin bilimsel bir ortamda saklanmasý anlamýna geliyor. Fakülte çalýþanlarý dað dað, ova ova gezerek bitkileri topluyor ve kayýt altýna alýyor. Hangi bölgeden, hangi yükseltiden toplandýðý yazýlýyor. Eczacýlýk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Ulvi Zeybek, ülkemizdeki týbbi bitkilerin tanýtýlmasý için bilgisayar ortamýnda herbaryum programý hazýrladýklarýný söyledi. Prof. Dr. Zeybek, üç yýlda tamamlanmasý gereken projenin ancak yüzde 30-40'ýnýn biteceðini tahmin ettiklerini kaydetti. Zeybek, arazi aracý tasarruf tedbirlerine takýldýðý için böyle bir gecikme yaþanacaðýný ifade etti.
Herbaryumda bitkinin daha tazeyken tayini yapýlýyor ve bilimsel bir þekilde toplanýp kayda alýnýyor. Ülkedeki týbbi bitkilerin tanýtýlmasýyla ilgili olarak bilgisayar ortamýnda herbaryum programý hazýrladýklarýný belirten Prof. Dr. Zeybek ve ekibi, arazi aracý ihtiyacýný ya misafir hocalarýn yanlarýnda getirdikleri jiplerle ya da Orman Bölge Müdürlüðü'nün bölgelere giderken bindikleri araçlarla zorlu þartlar altýnda karþýlamaya çalýþýyor. EÜ Eczacýlýk Fakültesi Farmasötik Botanik Bölüm Baþkaný Prof. Dr. Ulvi Zeybek, Anadolu florasýnda bulunan týbbi bitkilerle ilgili çalýþmayla adeta bir bitki haritasý çýkaracaklarýný belirtti. Zeybek, "Bunlar yalnýzca Anadolu'da var. Kaybolup giderlerse, bu zenginliklerimizin kaybolduðunun bile farkýna varmayýz. O yüzden kayda alýnmasý ve örneklerinin saklanmasý gerekiyor." dedi.

Bugün Ýngiltere'de misyonerlerin sadece kendi ülkeleriyle deðil, bütün dünyayla ilgili bitki örnekleri götürdüðünü ve bunlarýn saklandýðý "Q Herbaryum" isimli dünyanýn en meþhur herbaryumunun bulunduðunu hatýrlatan Prof. Dr. Zeybek, Anadolu'dan da binlerce bitkinin oraya gittiðini anlattý. "Türkiye florasýný bizden daha iyi biliyorlar diyebiliriz. Bitkilerimize bilimsel anlamda sahip çýkmamýz gerekir. Bunda da üniversitelere büyük görev düþüyor." diyen Zeybek üniversiteler ticaret deðil, bilim kuruluþu olduðundan dolayý desteklenmesi gerektiðini söyledi. Böylece bu tip herbaryumlarýn kurabileceðini ve gidip doðadan bitkilerin toplanarak nesiller boyu aktarýlabileceði kaydeden Prof. Dr. Zeybek, "Araziye çýkabilmek için jip gerekir, kayda girmek için eleman gerekir. Bunlar saðlandýðý zaman üniversitelere güzel bir að oluþturulur. Her bir bireyin sivil toplum üyesi gibi davranmasý gerekiyor. Yurtdýþýndan misafir hocalar geldiðinde, onlarýn araçlarýyla gidiyoruz. Zaman zaman Orman Bölge Müdürlüðü ekipleri Nif'e veya Spil'e çýktýklarýnda birlikte gidiyoruz. Kendimizinkiler arazi aracý olmadýðý için mesela Samsun Daðý'na yaya çýkýyoruz. Jandarmadan izin alýyoruz. Projelere araç yazdýðýmýzda, tasarruf tedbirleri sebebiyle üstü çiziliyor." diye konuþtu. Avusturya ile ortak yeni bir AB projesi için Birleþmiþ Milletlerden arazi aracýný talep ettiklerini anlatan Zeybek, "Bir jeepin maliyeti belli. Þehir içinde kullanýlan lüks araç istemiyoruz. Deri koltuklu olmasýn, ben topladýðým bitkileri buraya indireyim, laboratuvarýmda düzenleyeyim. Bir tane bile olsa çalýþmalarýmýzý rahatlýkla yürütebiliriz." dedi. Prof. Dr. Zeybek, uydu takip sistemi aracýlýðýyla koordinatlarý belirlenen araçlarla artýk pusulaya bile gerek olmadýðýný, týbbi bitkilerin baþka bilimadamlarýnýn eliyle koymuþ gibi bulabileceðini sözlerine ekledi.

EÜ Fen Fakültesi'nin herbaryumunu babasý Prof. Dr. Necmettin Zeybek'in kurduðunu, Eczacýlýk Fakültesi'nin herbaryumunun kurucusunun da o olduðunu anlatan Prof. Dr. Ulvi Zeybek, babasýnýn oradaki bilgilerini Eczacýlýk Fakültesi'ne aktardýðýný söyledi. Burada Eczacýlýk Fakültesi'nin, Fen Fakültesi herbaryumundan farkýnýn sadece týbbi bitkilere odaklanmasý olduðunu anlatan Zeybek'in verdiði bilgilere göre týbbi bitkilerin herbaryumunu Eczacýlýk Fakültesi oluþturmaya baþladý. Bütün Türkiye'yi içeren bu çalýþmayla Doðu Karadeniz'in bir yaylasýndan toplanan bitkiler de, Kuþadasý Davutlar bölgesindeki toplanan bitkiler de, Samsun Daðý'ndan toplanan bitkiler de yer alacak. Türkiye'de 10 binden fazla bitki var. Bunlardan sadece 2 bin 800 kadarý herbaryumda kayýtlý. Büyük çoðunluðu da endemik denilen mahalli bitkilerden oluþuyor. Týbbi olanlarýn bazý alt türleri veya endemik türler çok küçük bir alanda bulunuyor. Oradan nesli tükenmemesi için bir veya iki tane bitkiyi söküp getiren ekip, uygun þartlarda kurutuyor ve kartonlara yapýþtýrýyor. Bitkinin familyasý, cinsi, türü ve alt türü yazýlýyor. Tohumlar da küçük zarfçýklara konuyor. Eðer döneminde toplanmýþsa orada saklanýyor. Gerekirse botanik bahçesinde tohum kataloglarý oluþturuluyor. Canlý tohum örnekleri orada saklanýyor. Derin dondurulmuþ ortamda saklanabilen ya da gereken dönemde kullanýlmak üzere küçük küçük zarflarda muhafaza edilen bu tohumlar, uzun yýllar geçerse verimliliðini ve canlýlýðýný yitiriyor.

Türkiye'de henüz týbbi bitkilerle ilgili tam bir envanter çýkmadýðýný, çünkü küçük alan taramalarý yapýlmadýðýný anlatan Ulvi Zeybek, bunun çok zahmetli ve uzun yýllar alan bir iþ olduðunu hatýrlattý. Peter Davis'in "Floor of Turkey" isimli kitabýndan bahseden Prof. Dr. Zeybek, "1965'lerde yayýnlanmýþ olan bu kitap, 12 ciltten oluþuyor. Kitapta, belirli bitkiler üzerinde ihtitas yapmýþ bilimadamlarýnýn tayinleri bulunuyor. Mesela kardelen bitkisi var ki bu bitki, EÜ Eczacýlýk Fakültesi kataloðu ve herbaryumunda da mevcut." dedi. Zeybek, bu envanterden sonra 1965 ve 1966 yýllarýnda bulunan bitkilerin yerinde þimdi baþka þeyler olduðunu anlatarak, "Ya fabrika kurulmuþ, ya þehirleþmeden dolayý bir mahalle olmuþ. Floor of Turkey kitabýnda, Ýzmir'in Güzelyalý semtinden toplanmýþ bitkiler bile var. Bugün Güzelyalý'da tek bir bitki bulamazsýnýz. Hattâ oradan, 'kokaryalý' diye bahsederler, o günük bitkilerin kokusundan esinlenilmiþ. Mesela Manisa tepeleri de parsellendi, çeþit çeþit siteler yapýldý." þeklinde konuþtu. (Cihan Haber Ajansý)
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/