Ferda Güneþ
Sýcaðýn en yakýcý günlerindeyiz. Artýk kimi þehir nemli sýcaktan, kimi þehir çöl sýcaðýndan muzdarip. Bu kadar sýcak havalarda biz bile sokaða çýkmakta zorlanýrken, balkonlarda dolaylý ya da dolaysýz güneþ alan çiçekler de zorlanýyor elbette.

Bir vesile yolumu Mardin’e düþürdü. Uzayýp giden yollara, her biri itinayla kesilmiþ gibi duran tepelere ve taþlarýn kremden sarýya deðiþen renklerine baktýkça, arada gördüðüm üç beþ çalýyý þanslý saymýþ, daha da burada bu sýcakta baþka çiçek olmaz zaten diye iç geçirmiþtim aslýnda.

Þehrin içine girdikçe karþýma çýkan balkonlarda baþlarýný uzatan çiçekler yalnýzca yanýldýðýmý göstermekle kalmadý, istenirse, her ortama göre bir çiçeðin bulunabileceðini de bir kez daha gösterdi bana. Yeter ki istek olsun.

Mardin’in balkonlarýnda yalnýzca meyve de veren kaktüsler yok, sardunyalar, zaten sýcak ve nem seven zakkumlar da var.

Bunlara bakarken taþ duvarlarýn ardýnda kalmýþ bahçelerden boynunu uzatan nar ve zeytin aðaçlarý, biz de buradayýz diyen erikler, þeftaliler, sýcaða raðmen, istenirse, bakýlýrsa, çeþit çeþit bitkinin, aðacýn kendine yer bulabileceðini gösteriyordu.

Akþamüstü uðradýðýmýz Deyrul Zarafan Kilisesi’nde yaþadýðým þaþkýnlýksa baþka türlüydü. Kiliseye doðru uzanan yolda saðlý sollu yanlara sýralanmýþ büyük saksýlarda neredeyse bir küçük aðaca dönüþmüþ fesleðenler dikiliydi. Doðrudan güneþ ýþýðýnda rengini ve canlýlýðýný kaybeden fesleðenlerin bunca boy atmasýna, büyümesine sebep hem kullanýlan gübre bolluðu, hem de hem sabah hem akþam sulamanýn ihmal edilmemesiymiþ. Böylece hem büyüyen hem çiçeklenen fesleðenler arada sýcaktan fýrsat bulursa esen rüzgârla kokusunu havaya da daðýtýyordu.

Mardin’de balkonlarýna çiçek ekmeyi ve büyütmeyi seven Özlem, her çiçeðin sýcakta büyümediðini söylese de, bu kadar sýcak iklimlerde de mutlu olan çiçekler olduðunu hatýrlatýyor. Evinin balkonuna çeþit çeþit gül dikmiþ. Gül tercihinin nedeni, sýcakta açmaya devam eden çiçeðin, soðukta da dayanabilmesi.

Çiçeklerde kullanýlan gübre hakikaten onlarýn uzun ömürlü olmasýnýn bir sebebi. Gübrelere ulaþmak o kadar da zor deðil üstelik. Artýk piyasada bol miktarda sývý gübre satýlýyor. Bunlarý hem yapý marketlerde hem çiçekçilerde bulmak mümkün. Tablet þeklinde satýlan gübrelerin dýþýnda vitamin haplarý da var çiçek kökleri için. Onun dýþýnda hâlâ aktarlarda eski moda gübreler var. Bu gübreler her zaman hayvansal katkýlardan oluþmuyor, bazýlarý eski çürümüþ bitkilerin topraklarýyla da elde edilmiþ karýþýmlar. Önemli olansa, yaz sonu ve bahar baþýnda topraðýn gübreyle desteklenmesi. Sývý gübreleri sürekli sulama suyuna katarak kullanmaya devam etmekte sakýnca yok.

Bu arada artýk yüz dökmeye baþlayan çiçekleri topraklarýndan ayýrýp topraklarý nefes almasý için karýþtýrýp, sulayýp bekletme zamaný. Her topraðý defalarca kullanamasanýz da en azýndan yeni aldýðýnýz topraklara zemin olarak kullanabiliyorsunuz.

Sýcaklar sürerken çiçeklerinizi ihmal etmezseniz, Mardin’deki gibi fesleðen irilerine sahip olmamak için hiçbir neden yok…

zaman pazar
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/