SERA İÃLETMECİLİÃİNDE ÇALIÃMA AMACI VE TİPİN TESBİTİ
Sera işletmeciliğinde seralar; faydalanma şekline, hareketli veya sabit oluşlarına, iç sıcaklıklarına, büyüklüklerine, yapı iskeleti ve çatı şekillerine, tek veya ekli bloklar halinde tesislerine, iskelet ve örtü olarak yapı malzemesinin çeşidine göre çok çeşitli tipte yapılabilir:
Bu tiplerden birinin seçiminde etkili olan faktörler şunlardır:
1. Kullanma amacı: Seradan beklenen amaç, sera tipine etki yapan en önemli faktörlerden biridir. Sera amatör, araştırma, yan profesyonel veya tam ticariamaçlı olabilir.
2. istenilen büyüklük: sera işletmeciliği kişinin bir yan uğraşısı şeklinde olabilir. Bu takdirde küçük veya belli bir çiçek veya süs bitkisi yetiştirmek için bütün yıl boyunca değil belirli bir mevsim çalışılan hareketli portatif tipte bir serayeterlidir. Veya girişimcinin bütün uğraşısını bu işe verdiği, büyük bir sera işletmeciliği söz konusu olabilir. Bu takdirde seralar daha büyük, çok üniteli ve merkezi bir ısıtma sistemine sahip, saksılama, geçici depolama ve ambalaj üniteleriyle büyük bir kompleks olarak düşünülebilir.
3. Yörenin iklim koşulları: soğuk ve rüzgarlı, fazla kar yapan yerlerde sıcakılıman yörelerin sera tipleri, çatı ve iskelet şekli, dolayısıyla dayanıklılığı birbirinden çok farklı olur.
4. Arazinin fızyografısi ve özel ekolojik koşullan: Arazinin meyli, fazla ek-poze bir yerde oluşu da tipin tesbitinde etkilidir.
5. Sermaye gücü: Yeterli parasal gücün olduğu işletme kuruluşlarında dahabüyük, ilk maliyeti yüksek fakat yıllık bakım giderleri daha az olan cam örtülü çelik veya alüminyum iskeletli sera tipleri, parasal gücün az olduğu durumlarda da tesis giderleri az fakat yılhk bakım giderleri yüksek plastik örtülü ahşap konst-rüksiyonlu seralar düşünülebilir.
6. Makineli çalışma olanakları: Toprak işçiliği, ilaçlama, gübreleme, topraksterilizasyonu gibi işlemlerin makine ve çeşitli aletlerle yapılacak olan seralardaboyutlar ve şekil, kapı genişlikleri bu aletlerin boyutlarına uygun olur.
7. Yetiştirilecek bitki türleri ve yetiştirme tekniği: Tek bir türün örneğin yalnız Açelyanm yetiştirilmesi öngörülen bir sera ile birkaç veya çok sayıda türün tohum, çelik veya aşı yöntemleriyle yetiştirilmesi öngörülen durumlarda ve yetiştirilecek bitkilerin küçük veya boylu yetiştirilmelerine göre sera tipi değişir.
8. Sera işletmesinin gelişme planı: Tek bir sera ile üretim yapan bir sera işletmeciliğinin ilerde genişletilebileceği öngörülüyorsa tip de ona uygun ve ilaveler yapılabilecek tarzda olmalıdır.
9. Son olarak işletme sahibinin istekleri, beğenisi, seranın estetik görünümünde tipinin seçiminde etkilidir. Ancak estetik görünüm kullanışlılık ve fay-dalılık ile birleştiği zaman bir anlam taşır.
Seralar faydalanma şekline göre üretme seralan, Yetiştirme seraları, Muhafaza seraları (limonluklar), Satış ve Teşhir Seralan, Araştırma seralan gibi tiplere aynlırlar.
Üretim seraları çeşitli tohum, çelik ve aşı yöntemleriyle üretmede kullanılan seralardı.
Yetiştirme seraları; ise direkt olarak süs bitkileri ve kısmen çiçeklerin şaşırtılıp yetiştirildiği seralardır
Muhafaza seraları; "limonluk" da denilen bu tip serler, süs bitkilerinden kış soğuklarından korunması gereken hassas türleri, kışı geçirmelerini sağlamak üzere burada muhafaza edilmeleri için kurulurlar. Örneğin Rodos sarmaşığı, Salon arokaryalan, Föniksler v.b. gibi tür ve cinsler istanbul ve daha soğuk koşullarda kışı ancak bu tip seralarda geçirebilirler. Arberotum ve diğer botanik bahçelerinde de bazı tropik bitkiler bu tip seralardan olan botanik seralarında yetiştirilebilir. Bunlar işletmecilik yani üretim amacı dışı tesislerdir.
Satış ve sergileme seraları ise; satılacak süs bitkileri için bir sergileme yeri olarak kullanılır.
Araştırma seraları 'na gelince; çeşitli üretme, ıslah, melezleme çalışmaları da yapılarak yeni kültüvarlann elde edilmesinde kullanılan seralardır.
Tabiatıyla bütün bu amaçlara göre seraların kuruluşları birbirinden farklılık gösterir. Örneğin bir satış serasının çok raflı olması gerekirken bir yetiştirme serası tezgah dahi gerektirmeye-bilir. Buna karşılık bir araştırma serası farklı klimatik koşullara göre ayarlanmış çeşitli kısımları, alet ve makinaları taşır. Böylece çeşitli türlerde en uygun gelişme ve çiçeklenme koşulları saptanabilir.
Hareketli veya sabit oluşlarına göre de seralar "sabit seralar" ve "hareketli seralar" diye ayrılırlar. Sabit olanlar bir temele oturtulmuş olup, camlı seralar bu tipin en belirgin örnekleridir. Buna karşılık bazı plastik seraların taşıyıcı kısmı iki yan taraftaki raylar üzerinde bir çekici yardımı ile ileri geri hareket ettirilerek akordion gibi katlanıp açılabilir. Veya tamamen gerilerek kapanabilir. Böylece yazın sera örtüsü bitkiler üzerinden kaldırılarak bitkiler açık şartlarda yetiştirilebilir. Sonbaharda ise kapanarak ve soğuk peryotta ısıtı- " '
larak bütün kış boyu üretim ve yetiştirme yapılabilir. Bu seralarda toprak ıslahı da kolay olur.
Seralar iç sıcaklıklarına göre de; sıcak seralar (18-24°C ve ekseri 20-24°C), ılıman seralar (12-18°C), soğuk seralar (12°C'nin üstünde olmayan), kışlama seraları yani donsuz havalarda ısıtılmayan ve soğuk havalarda 3°C'ye kadar ısıtılan seralar şeklinde olabilir. Veya tamamen doğal güneş ışınlarının enerjisinden faydalanılarak, ayrıca hiçbir ısıtma yapılmaz. Bu sonuncular daha ziyade muhafaza serası (limonluk) fonksiyonları yapar.
Seralar orta yastıksız veya orta yastıklı tiplerde de yapılabilir. Orta yastıksız seralarda 80 cm kadar genişlikte orta yolun iki tarafında, tercihen 110 cm genişliklerinde birer üretme yastığı bulunur. Yan yastıklar çoğu kez çelik üretimi ve aşılara tahsis edilir. Orta yastıklı seralarda iki tarafa uzanan yastıkların arasında seranın ortasında boylu boyunca, tercihen 220 cm genişliği ile bir orta yastık bulunur.Bu seralar orta yastıksızlardan tabiatıyla daha geniş alınır. Eğer böyle bir serada hem üretme ve hem de yetiştirme yapılıyorsa, orta yastık üretmeye, kenar yastıklar da saksıya, kaba veya tüpe alınan fidan ve aşılan yetiştirmeye tahsis edilir. Zira orta yastıklar bu seralarda daha sıcak olur.
Çatı şekillerine göre de seralar tek meyilli basit, beşik; M şeklinde ve yuvarlak seralar olmak üzere belli başlı dört tip oluştururlar. Bunlar ayrıca tek tek veya birden fazla yanyana gelmek üzere bloklar halinde olabilirler
Basit yahut tek meyilli çatılara sahip seralar: Bunlarda çatılar tek meyilli ve dolayısıyla tek yüzeylidir. Genellikle bir binanın veya bir duvann güneye bakan tarafına dayanır. Aynı çatı tipi meyilli yerler için de sözkonusu olabilir. Bunlarda çatı eğimi güneye baktığından güneş ışınlarından ve sıcaklığından iyi faydalanır. Genellikle amatör seralardır, tesisleri ucuzdur. Ayrı, yani bir kenarı bir yere dayanmayan müstakil olarak da tek çatılı seralar yapılabilirler. Fakat bu takdirde çift meyilli veya iki çatılı seralar tercih edilmelidir.
İki çatılı seralara "beşik çatılı seralar" da denir. Bunlar daha iyi ışık alırlar. Çatının iki yüzü birbirine eşit ise "ikiz kenar çatılı seralar" olurlar Çatının biri uzun, diğeri kısa ise "iki çatı kenarı eşit olmayan seralar" söz-konusudur Meyilli arazilerde de bu tip sera kuruluşlarına sıkça başvurulur.
seranın uzun çatısı arazi meyline paralel olacak şekilde uzanır. Kısa kenarı ise meylin yukarı kısmında bulunur. Uzun çatı kenarı güneye bakacak şekilde sera doğu-batı istikametinde uzanır.
M çatılı seralar ise yanyana gelen blok seralardır. Bunlar ikizkenar veya iki kenarı eşit olmayan çatılı seraların yanyana gelmesinden oluşur.Blok seralar birbirlerine ekli olarak tesis edildikleri için tesis giderleri daha azdır. Aynı tür bitki yetiştirme sözkonusu ise aralarında ara duvar gerekmez. Fakat her blok için ayrı bir türün yetiştirilmesi öngörülüyor ise her türe uygun farklı ekolojik koşullar yaratmak için blokların arasına perdeler koyarak birbirinden ayırmak gerekir.

Çatı şekillerine göre sera tipleri.
1. Basit tek meyilli çatı tipi
2. Beşik çatı (iki çatılı) veya tipleri

2.1. İkiz kenar çatılı sera tipi
2.2. İki çatı kenarı eşit olmayan seralar



3. M. çatılı sera tipleri
4. Yuvarlak veya yarım silindirik seralar

4.1. İki dik duvar üzerine oturtulan yuvarlak seralar
4.2. Çatının yan duvarlarla birleşerek yere kadar indiği yanm silindirik seralar
5. Bloklar halinde sera tipi

Yuvarlak veya yarım silindirik seralar ise güneş ışınlarından azami ölçüde yararlanırlar. Bunlar bir tünele benzer. Bazen çatı yan duvarlarla birleşerek yere kadar iner. Bunlarda daha çok plastik malzeme kullanılır. Bazen de iki dik yan duvar üzerine oturtulur. İkinci tip, boylu süs bitkileri yetiştirmeye daha uygundur ve sera kenarlarında kullanılamayan ölü saha kalmaz.
Yuvarlak seralar müstakil veya bloklar halinde çok sayıda ve yanyana olabilir. Bu arada bir de hava şişirmeli seralar sözkonusudur. iki plastik arasına hava verilerek oluşturulan hava basıncı ile, seranın dikliği sağlanır, ancak ufak bir delinmede sera çökebilir.
Seralar taşıyıcı fonksiyon yapan temel, duvarlar, iskelet ve onu örten bir koruyucu örtüyü gerektirir.
Seraların iskeletleri ahşap, demir, beton, alüminyum olabilir.
Ahşap iskeletliler çabuk çürür, ömürlerini uzatmak için emprenye etmek ve sık sık boyamak gerekir. Sıcak yörelerde ahşap iskelet, kamışlardan da oluşabilir. Demir iskelet daha uzun ömürlüdür. Bunların da paslanmaması ve uzun ömürlü olmaları için antipas ile astarlanıp boyanmaları gerekir. Son yıllarda galvanize, edilmiş veya galvaniz borularından oluşan sera iskeletleri de yapılmaktadır. Beton iskeletler ise az kullanılır, beton daha ziyade temel ve duvarlarda sözkonusu olur. Son yıllarda alüminyum veya hafif metal iskeletler (genellikle çelik ve alüminyum alaşımı) çok yaygınlaşmıştır. Zira bu malzeme ince dimenziyonlu olabileceğinden seranın ışık alımını ahşap gibi fazla azaltmaz. Bunlar hafif, sağlam, uzun ömürlüdür. Boya v.s. de gerektirmez, iskelet ahşap + demir kombine olarak-da yapılabilir.
Örtü materyali güneş ışınlarını rahatlıkla geçirebilecek nitelikte olmalı, sıcaklığı tutmalı, hafif ve ucuz, montajı kolay, dayanıklı, ışık geçirgenliğini zamanla kaybetmeyen cinsten ve kolay yıkanarak temizlenebilir olmalıdır. Örtü materyali olarak seralarda cam, yumuşak plastik, sert plastik ve fiber kullanılır. Camların ışık geçirgenliği en fazladır.
Ancak plastik örtü kullanılacaksa iskeletin ekseriya ahşap, cam örtü materyali kullanılacaksa iskeletin metal olması gerekir. Plastik örtüyü metal iskelete doğrudan gerersek rüzgarla daha çabuk yırtılır. Son zamanlarda yanm silindirik plastik seralarda galvaniz boru kullanımı yaygınlaşmaktadır. Ahşap iskelet de zamanla eğildiğinden, çalıştığından cam örtü önerilmez, zira camlar ahşap çalıştıkça çabuk kırılır, ancak yan silindirik serlerde metal iskelete temas yerleri ahşapla veya sert plastikle takviye edilerek plastik örtü geçirilebilir.
Plastik öttüler genellikle polietilen (PE), polivinil klorit (PVC) olurlar. Bunlar altı ay-iki yıl ömürlüdürler. Genellikle plastikler fiziksel ve mekanik etkilere karşı dayanıksızdırlar. Plastik örtü materyalinin, bitkilerde renk oluşumu ve büyümeyi engelleyen, onların cüce kalmalarına neden olan ultraviole (kısa dalga) ışınları geçirme niteliği, cama kıyasla çok daha fazladır. Bu sakınca son yıllarda plastiğin bileşimine, ultraviole ışınların etkisini azaltan bazı katkı maddeleri ilavesi ile giderilmeye çalışılmıştır. Plastiklerde ışık geçirgenliği son yıllarda geliştirilerek cam gibi hatta daha yüksek ışık geçirgenliği sağlanabilmiştir. Örneğin camda ışık geçirgenliği % 89-92 olmasına karşılık son yıllarda üretilen plastiklerin geçirgenliği % 85 ile 89'dur. Bu değer % 92-95'e kadar çıkarılabilmiştir. Ancak plastik zamanla kirlenme ve yıpranma nedeni ile ışık geçirgenliğinde büyük düşmelere sebep olur ve bu geçirgenlik % 60-65'e kadar inebilir. Plastikler yıkandıklarında da kirliliklerini cam gibi atamazlar, yani temizlenemezler. Çünkü tozlar plastik üzerine elektriksel yük ile bağlanır. Kirlilik devamlı kalır. Eğer çevrede toprak yol v.s. nedeniyle tozlanma pek yoksa ışık geçirgenliğinde azalma daha az olur (azalma % 8-10 civarında kalır). Işık geçirgenliğinin süratle azalması sakıncası yanında, plastik aynı zamanda yüksek sıcaklıkta da kendisini salıverir ve soğukta da büzüşme yapar. Ancak son zamanlarda bazı ilave maddelerle bu kusur da bir ölçüde azaltılabilmiştir. Eğer plastik örtüye sahip seralarda yeterli havalandırma yapılamazsa, bunlarda hava boşlukları yok denecek kadar az olduğundan cam seraya kıyasla çok fazla nem tutarlar ve bu fazla nem de sakınca yaratır. Ayrıca nem, örtünün iç yüzeyinde birikip yoğunlaşarak plastiğin geçirgenliğini % 20-30 arasında azaltır. Bu nedenle plastik seralarda havalandırma çok daha büyük önem taşır. Mamaafih son zamanlarda gene plastik içine katılan bazı maddeler yüzey gerilimi meydana getirilebilmekte veya çift örtü kullanılarak yüzeyde suyun toplanması engellenebilmektedir.
Ancak plastik sera örtülerinin kusurları yanında bazı faydalı tarafları da vardır. Hafiftirler, nitekim 1 m2'lik plastik sera örtüsü 100-125 gramdır. Aynca istenen şekilde ve kolaylıkla iskeleti kapaması ve şekil verilmesi mümkün olur. Çift kat kullanıldığından daha da iyi koruyucu olurlar. Bedel ve tesis giderleri ucuzdur. Bu nitelikleri ile ve gittikçe geliştirilen daha kaliteli materyal dolayısıyla süratle yaygınlaşmaktadırlar.
Polietilen örtü materyali 0.15-0.30mm kalınlıkta olup ucuzdur. Ancak dış koşullara, öncelikle rüzgara karşı dayanıklılığı azdır, kolay yırtılıp, çabuk kirlenir. Yalnız son yıllarda bazı katkı maddeleriyle bu kusurların bir ölçüde azaltıldığını daha önce belirtmiştik.
PVC örtüler ise, yumuşak ve geçirgendir. -10° ilâ + 60°C arasında stabildir. Ancak daha soğukta büzüşür, kırışır, çatlar, daha sıcakta yumuşar. Bu itibarla kışın soğuk olan yerlerle yazın çok sıcak olan yerler için uygun değildir. Işık geçirgenliği % 85-96 olup kirlendikten sonra bu değer % 50-70'e düşer. Ömrü polieti-len örtü materyalininkinden daha uzundur (2-4 yıl). Ancak daha pahalıdır.
Bunlar dışında Polyvinylfuorid (PVF) ve Polyester (Maylar) gibi bazı yeni plastik örtüler de Amerika ve Almanya'da son yıllarda çok kullanılmaya başlanmıştır, ilkinin ömrü 4-8 yıl, geçirgenliği % 92-93'tür. ikincisinin ışık geçirgenliği daha azdır (% 80-85).
Bir de plaklar halinde sertleştirilmiş polyesterler vardır. Bunlar esasta cam ile plastik arasında yer alan sun'i elyaf örtülerdir. Yırtılma ve kırılmaya dayanıklıdırlar. 10-15 yıl kullanılabilirler. Ancak başlangıçtaki % 80-90 ışık geçirgenlikleri kirlenerek zamanla % 50'ye kadar düşer. Düz veya dalgalı plaklar halinde olup tahta ve demir iskelet üzerine kolayca çivilenip veya vidalanıp yerleştirilebilirler.
Cam takviyeli veya çift katlı (Acryglas)lar ile Fiber glaslar da bu tip örtülerdendir.
Cam örtü materyali ise, % 89-92 olan ışık geçirgenliği kirlenip azaldığında yıkanarak eski duruma yükseltilir. Yani plastik malzeme gibi değildir, temizlenir. Yağışı fazla olan yerlerde yıkanmaya lüzum kalmadan kendiliğinden temizlenir. Bu itibarla tozlu yol kenarları ve sanayi bölgelerinde sık sık yıkanarak kullanılabilirler. Bunlarda yansıma ile kaybolan ışık azalması, güneş ışınlan cama ne kadar dik gelirse o kadar az olur. Seralarda kullanılan cam kalınlıkları, ebatlara göre 2-4 mm arasında değişir.
Örtü malzemesi olarak cam, parlak cam veya mat (buzlu) cam olarak kullanılır.
Parlak cam pencere camıdır.
Mat cam (buzlu cam) bir yüzü düz öteki yüzü dalgalı olan buzlu camdır. Parlak camdan yanyarıya ucuzdur. Avrupa'da bu yüzden en çok bu camlar kullanılır. Düz yüzü dışa dalgalı yüzü içe getirilir. Güneş ışınlan rahatça sera içine girer, pürüzlü yüz ışınları yansıtarak seradan çıkmasını engeller.
Seralarda kullanılan bu gördüğümüz çeşitli plastik ve cam örtü malzemesinin yukarda belirtilen iyi ve kötü yanları amaca, yere ve mali güce göre dikkate alınarak en uygunu seçilir. Plastik örtülü seralar, örtü materyalinin ucuzluğu yanında genellikle ahşap konstriksiyonlu oldukları için maliyetleri de düşüktür. Bu maliyet farkı oldukça büyük olup aşağı yukan 1/10 oranındadır. Buna karşılık plastik seralarda hemen her yıl değişmesi gereken örtü materyali dolayısıyla bakım ve tamir giderleri yüksektir. Cam seralar ise çelik v.s. metal konstrüksiyonlu oldukları için çok uzun ömürlüdür, optimal koşullar bu seralarda daha kolay sağlanır ve dolayısıyla seralar için önemli bir faktör olan risk bunlarda çok daha azdır. Bu itibarla parasal olanak arttıkça cam sera tesislerine yönelme isabetli olur.
Prof.Dr. Suat ÜRGENÇ
Kaynak: www.Bahcesel.com/forumsel/